Veteriner Hekimler: “Vatandaşlarımız yumurtayı güvenle tüketebilir”

-
Veteriner Hekimler: “Vatandaşlarımız yumurtayı güvenle tüketebilir”

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Talat Gözet, AB ülkelerinin Türkiye’yi de içine alan “zehirli yumurta” açıklamalarının, pazar paylarını Türkiye’ye kaptırma endişesinden kaynaklandığını söyledi. Gözet, “Vatandaşlarımız çok kolay ve ucuz olarak erişebildiği hayvansal protein olan yumurtayı güvenli bir şekilde tüketebilirler.” dedi.

AB Komisyonu Sözcüsü’nün Avrupa’da ortaya çıkan zehirli yumurta krizinin Türkiye’nin de aralarında bulunduğu 40 ülkeye yayıldığı iddiasına, Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) de bir açıklamayla tepki gösterdi.

tvhb-talat-gozet-gidahattiYazılı bir açıklama yapan TVHB Merkez Konseyi Başkanı Talat Gözet, fipronil adlı maddeye ilişkin şu bilgileri verdi:

“Gıda değeri olan hayvanlarda kullanımı yasak”

Fipronil böcek ve akarlara karşı kullanılan fenil prirazol türevi bir insektisittir. Daha ziyade tarımda toprak ve yaprak parazitlerine karşı kullanılan haşere öldürücü bir maddedir.

Veteriner Hekimliğinde özellikle kedi ve köpeklerde bit, pire, kene gibi böceklerle mücadele etmek için üzere birçok ülkede ruhsatlı ve yasal olarak kullanılan bir maddedir. Amerika’da ilk kez 1996 yılında ruhsatlandırılmıştır. Ülkemizde de kedi ve köpeklerde haricen kullanılmak üzere sprey veya sıvı şekilde olmak üzere 28 adet müstahzarı bulunmaktadır. Bunlar hedef hayvan türlerinde prospektüs bilgilerine uygun şekilde kullanılmaktadır. Bunun yanında zirai mücadelede kullanılmak üzere yaklaşık 10’a yakın müstahzarı da vardır. Kedi ve köpek dışında kalacak şekilde gıda değeri olan hayvanlarda kullanılması mevzuat gereği yasaktır.

Diğer taraftan fipronil, hamamböcekleri, karıncalar veya termitlere karşı biyosit olarak; ayrıca çeşitli toprak haşerelerini kontrol etmek için bitki koruma ürünü olarak da kullanılan bir maddedir. Bununla birlikte gıdaların hazırlandığı veya hayvancılık yapılan yüzeylerde kullanılması ise yasaktır.”

yumurta-uretim-gidahattiAvrupa’da nasıl ortaya çıktı?

Avrupa’da öncelikle Hollanda, Fransa, Almanya ve Belçika’da ortaya çıkan zehirli yumurta krizinin, ihracat dolayısıyla Asya’da bazı ülkeleri de içine alacak şekilde 20 ülkeye yayıldığını vurgulayan Gözet, “Yumurtalardaki fipronil kalıntılarının varlığının; doğruda bu hayvanlara yönelik kullanılmasından değil; özellikle dezenfektan maddeler içerisine bu etken maddenin karışması sonucu olduğu ileri sürülmektedir. Kaldı ki bu yöndeki değerlendirmeler de devam etmektedir” dedi.

Dünya Sağlık Örgütü’ne göre, Orta derecede zehirli (Sınıf II) bir madde olan fipronil içeren ürünlere maruz kalan insanlarda gözlenen etkilerin de genellikle iyi huylu olduğunun ifade edildiğine dikkat çeken Talat Gözet, insanların fipronile maruz kalmasının 4 şekilde olabildiğini belirterek, şunları söyledi:

“Bunlar; deri yoluyla bulaşma, göz ile bulaşma, solunum yolu ve sindirim kanalı. Deri yoluyla bulaşmada maruz kalınan ürünün farmasötik şekli önemli bir parametredir. Deri yoluyla ratlara uygulanan fipronilin %1’inin emildiği; ağız yoluyla alındığında ise keçilerde %15-33 ve ratlarda da %30-50 oranında emilir. Özellikle dışkı ve idrarla vücuttan atılır. Vücuda alındığında özellikle yağ dokuda birikim gösterir.

Deri ile doğrudan, kısa süreli temas hafif tahrişe neden olabilir. Bununla birlikte terleme, mide bulantısı, kusma, baş ağrısı, karın ağrısı, baş dönmesi, güçsüzlük ve nöbetler de görülebilir. Hafif zehirlenmelerde ortaya çıkan etkiler, herhangi bir tedavi gerekmeksizin düzelebilmektedir.

Etki mekanizması ve deneysel veriler göz önüne alındığında, zehirlenmeye neden olabilecek miktarda fipronilin ağızdan alınması durumunda daha çok merkezi sinir sistemine yönelik belirtiler ortaya çıkmakta ve öncelikle çırpınmalar görünmektedir. Uzun süreli bir temas söz konusu olursa özellikle, karaciğer, böbrek ve tiroit bezinde hasara neden olabilmektedir. Yapılan araştırmalarda fipronilin kansere neden olduğuna dair herhangi bir kanıt bulunamamıştır.”

yumurta-gidahattiUlusal Kalıntı İzleme Planı

Ülkemizde farklı ürün gruplarını da içine alacak şekilde 1999 yılından itibaren “Ulusal Kalıntı İzleme Planı” adı altında çalışmalar yapıldığını bildiren TVHB Merkez Konseyi Başkanı Gözet, açıklamasında şunları kaydetti:

“Kalıntı izleme programlarında kalıntısı aranacak maddelerin listesi veya grubu ile kalıntı aranacak gıda maddeleri AB’nin 96/23/EC direktifinde ifade edilmiştir. Bu yöndeki uygulamalar Türkiye’de ‘Canlı Hayvanlar ve Hayvansal Ürünlerde Belirli Maddeler ile Bunların Kalıntılarının İzlenmesi İçin Alınacak Önlemlere Dair Yönetmelik’ ile düzenlenmiştir. Bu Plan dahilinde incelenecek ürün gruplarından birisi de yumurtadır. Her yıl, belli sayıda örnek toplanarak yetkili Laboratuvarlarda kalıntı analizleri gerçekleştirilir. Analiz edilecek ilaç ya da bulaşanlar da yine Ulusal Kalıntı İzleme Planı kapsamında tanımlanmıştır.

Yumurtada; Grup A. Anabolik etkiye sahip maddeler ve kullanılmasına izin verilmeyen maddeler, Grup B. Veteriner ilaçları ve bulaşanlar (Sülfonamidler ve kinolonları da içeren antibakteriyel maddeler; Diğer veteriner ilaçları (Antelmintikler); Diğer maddeler ve çevresel bulaşanlar (PCB’leri de içeren organik klorlu bileşikler).

yumurta-gidahatti“Vatandaşlarımız tedirgin olmasın”

Ulusal Kalıntı İzleme Planı dahilinde elde edilen sonuçlar ise ilgili bakanlık tarafından yayınlanarak paylaşılmaktadır. Yetkili kamu otoritesi olan Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, yapılan analizlerde fibronil kalıntısı olmadığını bildirmiştir.

Sonuç olarak vatandaşımızın tedirgin olmasına gerek yok. Çok kolay ve ucuz olarak erişebildiği hayvansal protein olan yumurtayı güvenli bir şekilde tüketebilirler. AB ülkelerinin Türkiye’yi de içine alan bu açıklamaları pazar paylarını Türkiye’ye kaptırma endişesindendir.”

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir