Uzmanlar uyarıyor: Sokak sütü tüketmeyin!

-
Uzmanlar uyarıyor: Sokak sütü tüketmeyin!

Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Güler, günlük süt tüketiminin önemine işaret ederek, süt tüketiminde dikkat edilmesi gerekenlere ilişkin bilgi verdi. Sokak sütü tüketilmesini hiçbir zaman önermediklerini belirten Güler, sokak sütünde birçok mikroorganizma ve patojen bakterinin ürediğini kaydetti. Güler, sokak sütü yerine pastorize ve UHT süt denilen sütlerin tüketilmesi gerektiğine işaret etti.

Beslenme ve Diyet Uzmanı Merve Güler, süt tüketiminin önemine dikkat çekerek, süt tüketirken nelere dikkat edilmesi gerektiği konusuna değindi. Sütün doğumdan itibaren tüketilebilecek en temel besinlerden birisi olduğunu vurgulayan Güler, “Özellikle kalsiyum içeriğinin çok yüksek olduğundan dolayı yetişkinlerde olsun gebelik döneminde olsun çocukluk çağında olsun menopozda olsun en temel besinimizdir. Özellikle mineral açısından en zengin olan kalsiyumdur. Diğer şeyleri de magnezyum ve fosfordur.cocuk-sut-gidahatti

Vitamin açısından baktığımızda da B12, B2, D vitamini vardır. D vitaminin en zengin kaynağı güneştir, en zengin kaynağı da süt ürünleridir. Bu açıdan da vitamin bakımından o kadar çok zengindir ki gün içerisinde tüketmemiz gerekiyor. Okul çağı çocuklarında, menopoz döneminde, emziklilerde biz günlük 3-4 porsiyona kadar süt ürünü verebiliyoruz. Bu ne kadar yapıyor, 600-800 mililitre kadar süt yapıyor. Yetişkinler ise 2 porsiyona kadar süt ürünü tüketebilir. Böylelikle kalsiyum ihtiyaçlarını karşılayabiliyorlar” ifadelerini kullandı.

Sütün tüketimine yönelik olan tartışmalara işaret eden Güler, “En son gittiğimiz kongrelerde sütün tüketilmesi gerektiği ve hiçbir zararı olmadığı ortaya çıktı. Günlük dediğimiz miktarlar boyutunda sütü mutlaka tüketmemiz gerek. Peki sütü sevmiyorsak, nasıl tüketebiliriz? Bazı kişiler sütün tadından, kokusundan hoşlanmıyor. Yoğurt, kefir, ayran, peynir olarak tüketebiliriz. Tüketemiyorsak, çorbanın içerisinde, yemeklerin içerisinde, tatlıların içerisinde olabilir” dedi.sut-gidahatti

Uzmanlardan sokak sütü uyarısı!

Güler, hangi sütün tüketilmesi gerektiği konusuna dikkati çekerek, “İnsanların aklında birçok karışıklık vardır. Sokak sütünü hiçbir zaman için önermiyoruz, çünkü sokak sütünde birçok mikroorganizma, patojen bakteriler ürüyor ve özellikle soğuk zincir dediğimiz bir zincir vardır bizim, buna uygun taşınamıyor sütler ve ısıtıldığında sütün içerisindeki birçok vitamin ve mineral kayboluyor. Peki pastörize süt mü, UHT süt mü? Pastörize süt, 63 veya 73 santigrat derecede ısıtılan sütlerdir, içerisindeki patojen maddeler ölür ve bazı mikroorganizmalar kalır ama pastörize sütlerin soğuk zincirle taşınmaları gerekiyor. Sıcak yaz aylarında iki gündür ömürleri, kış mevsiminde ise 4 gündür.

UHT sütler ise 135-150 santigrat derecelere kadar çıkar. Sonrasında özel işlemlerle kutulara konur, ömürleri 2 veya 5 aydır. Bir süt bu kadar dayanır mı derler? UHT sütlerin asla katkı maddeleri yoktur. Sadece ısıl işlemin farklı şekilde uygulanmasından dolayı içerisinde hiçbir patojen ve mikroorganizma kalmadığı için ömürleri daha uzundur. Eğer soğuk zincirine güveniyorsak, kaliteli süt olduğuna inanıyorsak pastörize sütler daha iyidir, vitamin ve mineral kaybı açısından UHT sütlere göre. Pastörize süt daha mı kötü? Hayır, o da iyidir. İkisinin yapım şekli ve ömürleri daha farklıdır. İkisine de tüketilebilir ama çiğ sütü asla önermiyoruz” diye konuştu.

Süt alerjisi ile laktoz intoleransı karıştırılmamalı!

Süt tüketiminin sindirime bağlı olarak şişkinlik, ishal, karın ağrısı yapabileceğini ve bazı insanların bu konuda hassasiyetinin olduğunu belirten Güler, “Bu kişilerde laktozsuz süt tüketebilirler, laktozsuz yoğurtları tüketebilirler. Böylelikle bu şişkinliklerini giderebilirler. Süt alerjisi de vardır, süt alerjisi ile laktoz inteloransı farklı şeydir. Süt alerjisi olan kişiler sütü asla tüketemez, hatta bazı zaman keçi sütüne veya diğer süte karşı da alerjileri olabiliyor. Tüketebilecekleri süt soya sütüdür.

Süt tüketmemeye bağlı laktoz inteloransı oluştuysa kişilerde yarım çay bardağı şeklinde süte kendilerini alıştırabilirler, enzimleri aktive ederek yavaş yavaş süt tüketmeye başlayabilirler. Ama asla aktive edemiyorlarsa rahatsız ediyorsa, laktozsuz süt tüketerek süt ihtiyaçlarını karşılayabilirler” açıklamasında bulundu.

İHA

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir