TÜSİAD Başkanı’ndan OHAL çağrısı!

-
TÜSİAD Başkanı'ndan OHAL çağrısı!

“Çok iyi bir ekonominizin olmasının iyi bir dış politikanız olduğu anlamına gelmiyor ama iyi bir dış politikanız varsa ekonominiz de iyi olur” diyen TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, “Demokratik gidişatta özeleştiri yapmamız lazım. Neredeyse iki yıldır süren OHAL’den normalleşmeye hızla geçmemiz gerekiyor” dedi.

Uludağ Ekonomi Zirvesi kapsamında HSBC Türkiye’nin oturum sponsorluğunda gerçekleşen “Global Fırsatların Geleceği” konulu oturum, Yıldırım Holding CEO’su Yüksel Yıldırım’ın moderatörlüğünde; Simit Sarayı Yönetim Kurulu Başkanı Abdulllah Kavukcu, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, Koton Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Yılmaz, Uludağ İçecek Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ömer Kızıl ve Derimod Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Zaim’in katılımıyla yapıldı.

“Robotik üretim, beyaz yakalıları tehdit ediyor”

Dünyanın geleceğinde belirsizliklerin hâkim olduğu bir evrede bulunduğunu belirten Koton Yönetim Kurulu Üyesi Gülden Yılmaz, “Küresel ticarette ABD yerine Çin’in ağırlığı her geçen gün artıyor. Öngörülemeyen değişiklikler mevcut ama öngörülebilir değişikliklerden biri, Batı dünyasının teknolojik gelişmeler, özellikle robotik üretimle kendi kendine daha yetebilir hale gelmesi. Bu beyaz yakalıları tehdit eden bir durum” dedi.

Ağır ve hantal yapıların global ekonomideki belirsizlikleri göğüslemede zorlanacağını, esnek şirketlerin ise bu dönemde daha şanslı olacağını düşündüğünü vurgulayan Yılmaz, önümüzdeki dönemde hızlı moda kategorisine odaklanacaklarını, online satışa da özel önem vereceklerini kaydetti.

Simit Sarayı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kavukcu

“Biz onların markalarını nasıl öğrendiysek onlar da bizi öğrensin”

Simit Sarayı’nın yurtdışında yaşadığı genişlemeyi anlatan Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kavukcu ise “Yurtdışına açılırken markamızda isim değişikliğini bilerek yapmadık. Biz nasıl yabancı markaları ezbere biliyorsak onlar da bizi öğrensin diye düşündük” dedi.

Simit satarak dünyanın en iyi lokasyonlarında mağaza açabildiklerini anlatan Kavukcu, “Yurtdışında 1,000 mağaza hedefimiz var. Kenya’da bir mağaza açıyoruz, 2019’da da Uzakdoğu’ya açılacağız” şeklinde konuştu.

“İyi bir dış politikanız varsa ekonominiz de iyi olur”

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik de, küresel fırsatların gelişmelere hazırlığı olanların önüne geldiğinin altını çizdi. Dijitalleşmenin ve teknolojik gelişmelerin getirdiği değişiklikler küresel ekonomiyi muazzam bir şekilde değiştirdiğini anlatan Bilecik, “10 yıl önce var olmayan şirketler şu an dünyanın ana ekonomik aktörleri oldu. İnternetle beraber bir çağ kapandı, yeni bir çağ açıldı. Ne iş yaparsak yapalım teknolojiyi kullandığımız derecede fırsatlar oluşuyor” dedi.

Küresel pazarlarda korumacılık eğilimi ve ayrımcılık söyleminin tehdit oluşturduğundan bahseden Bilecik, bunun panzehrinin küresel ticaretin artması olduğunu belirtti.

“Çok iyi bir ekonominizin olmasının iyi bir dış politikanız olduğu anlamına gelmiyor ama iyi bir dış politikanız varsa ekonominiz de iyi olur” diyen Erol Bilecik, “Demokratik gidişatta özeleştiri yapmamız lazım. Neredeyse iki yıldır süren OHAL’den normalleşmeye hızla geçmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Uludağ İçecek Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ömer Kızıl

“Biz işe tersten başladık, önce dünyaya açıldık”

Uludağ İçecek Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ömer Kızıl ise birçok şirketin aksine Uludağ’ın önce Avrupa’da büyüdüğünü vurgulayarak , “1976’da gurbetçilerin Almanya’ya gidişiyle biz de Avrupa’ya ihracata başladık. Ardından Hollanda’da üretim tesisi kurduk. Daha sonra da dünyada nerede Türkler varsa orada Uludağ Gazozu vardır anlayışını benimsedik” dedi.

Günümüzde Almanya’da Almanların Türklerden daha fazla Uludağ Gazoz içtiğini anlatan Kızıl, Ortadoğu coğrafyasında doğal kaynak suyu olmadığı için bu bölgede kaynak suyunda önemli fırsatlar olduğunu belirtti. Başta Irak, Filistin ve Arap Yarımadası’nda ortaklıklarla büyüdüklerini anlatan Kızıl, Romanya, Bulgaristan ve İngiltere’de hızla geliştiklerinin altını çizdi.

“Nobel Ödüllü insanımız çıktıkça global markamız da çıkar”

İlk başta ana hedeflerinin Rusya pazarı olduğunu ama ilk zamanlar hiç iş yapamadıklarını bildiren Derimod Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Zaim de, “Rusya’da AVM’lerde iyi noktalara giremedik. O bölgelerde ekonomik krizler de olunca yabancı markalar AVM’lerden çıktı. Biz krizlere alışık olduğumuz için AVM’lerde boşalan en iyi yerlere yerleştik” diye konuştu. Zaim, “Ülkemizden ne zaman birkaç Nobel sahibi bilim insanı çıkarsa, ne zaman olimpiyatlarda madalya kazanan birçok atletimiz çıkarsa işte o zaman global tekstil markalarımız da çıkar” dedi.

TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik

“Artık yeni bir dans lazım. Yoksa dans pistinde kalamayız”

Uludağ Ekonomi Zirvesi’nde DHA’nın sorularını da yanıtlayan TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, “İnanın, dünya genelinde de müzik değişince, dans da değişiyor. Bu cümleyi bazen kullanıyorum. İçinde bulunduğumuz son bir iki yıl ve 2018’de artık yeni bir müzik çalıyor ve artık yeni bir dans lazım. Yoksa iş dünyası olarak pistte kalmamız söz konusu olmayabilir” dedi. Bilecik, şu değerlendirmeleri yaptı:

“İş dünyasının ortaya koyduğu bu muazzam başarıların altında müthiş bir inanç var, bu başarının ötesinde alkışlanacak bir durum.

Düşünün yüzde 12 civarında bir enflasyonun olduğu ortamda, makro istikrarın sıkıntılı olduğu bir platformdayız.

Ama bir yandan yüksek büyümemiz var. Ama bir yandan yüksek faizler var. En azından enflasyonun üç puan, dört puan üzerinde bir düzey.

“İş dünyası bir mucizeyi başarıyor”

İş dünyası gerçekten çok pozitif bir mucizeyi başarıyor en nihayetinde. Ve kurun her oynaması – inanın düşmesi de çıkması da – iş dünyası için bir hararet yaratan nokta. Isıyı yukarı çekiyor.

Bunların sakin ortamlarda olabilmesi için bizim enflasyonu diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi yüzde 5 hedefimize ulaştırmamız veya oluşturmamız gerekir. Herşeyi bırakıp tek bir şey yapacaksak, o da enflasyonu yüzde 5,0 hedefine ulaştırmak olmalı.”

Dünyaya bakıldığında birkaç sıkıntı denilebilecek gelişme olduğunu vurgulayan TÜSİAD Başkanı, “Faizler yükseliyor, paranın maliyeti yükseliyor. İkincisi bizi daha çok ilgilendiriyor; büyük projelerimiz var ama daha fazla paraya ihtiyacımız var. Zaten borç yükü yüksek olan özel sektörün projelerini de bu anlamda büyüttüğünde daha fazla borçlanmaya, daha yüksek maliyetle borçlanmaya ihtiyaç duyacak bir ikilem içerisinde kalabiliriz” değerlendirmesini yaptı.

DHA

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir