TÜSİAD Başkanı, erken seçim için ne dedi?

-
TÜSİAD Başkanı, erken seçim için ne dedi?

Seçim tarihinin Haziran olarak belirlenmesiyle iş dünyasının 6 ay kazandığını belirten Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Erol Bilecik, “Seçimlerin ardından bir an önce ülke gündemi tekrar ekonomi olmalıdır.” dedi. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci de, seçimlerden ekonominin etkilenmemesi noktasında her türlü tedbiri aldıklarını söyledi.

Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, TÜSİAD istişare toplantısına katıldı.

“Türkiye dalgalanmalardan etkileniyor”

Küresel ekonominin krizi atlatması ve tekrar büyümeye başlamasıyla, yurt dışında uzun zamandır olağanüstü ölçüde genişlemeci olan politikaların normalleşmeye başladığını anlatan Bilecik, borçlanma maliyetleri giderek artarken, sermayenin yavaş yavaş gelişmiş ekonomilere dönmeye başlamasıyla, kurlarda da yukarı yönlü bir seyrin hakim olduğunu ifade etti.

Diğer ülkelere göre daha yüksek enflasyon ve cari açık oranlarına sahip olduğu için Türkiye’nin piyasa dalgalanmalarından en çok etkilenen ülkeler arasında yer aldığını belirten Bilecik, şunları kaydetti:

“Ekonomi yarını görmek ister”

“Bu nedenle, seçim sürecine girilmiş olsa dahi, makroekonomik istikrara her zamankinden çok dikkat edilmesi gereken bir dönemdeyiz. Gönül isterdi ki enflasyon oranımızı diğer gelişmekte olan ülkeler gibi yüzde 5’in altına çekebilmiş, yapısal reformları büyük ölçüde başarmış olsaydık. Maalesef son yıllarda siyasi gündem, çoğu zaman ekonomik gündemin önünde gitti.

Ekonomi, yarını görmek ister. Ekonomi, rahat nefes almak için yatırım ister. Yatırımı yapanlar da istikrar ve önünü görebilmek ister. Şimdi önümüzde erkene alınmış bir seçim var. Seçim tarihinin Haziran olarak belirlenmesinden dolayı, iş dünyası 6 ay kazanmış oldu. Seçimlerin ardından bir an önce ülke gündemi tekrar ekonomi olmalıdır.”

tusiad-baskani-erol-bilecik-gidahatti

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik

Gümrük Birliği’nin güncellenmesi

AB Komisyonu tarafından yayınlanan ilerleme raporuna dikkat çekerek, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) üyelik hedefinin, sürecin tıkandığı son birkaç yıl hariç tutulduğunda 15-20 yıllık reform perspektifinin itici gücü olduğunu vurgulayan Bilecik, bunun ekonomik, demokratik ve sosyal kazanımlar anlamında rahatlıkla ifade edilebileceğini dile getirdi. Bilecik, “Süreçteki duraklama, maalesef dünya ile ilişkilerimize de olumlu yansımadı. Son olarak, Türkiye-AB arasındaki Varna Zirvesi’nde ilişkileri geriletecek bir karar çıkmamıştır. Zirve bu yönden olumludur ancak, Avrupa Komisyonu’nun yeni açıkladığı Türkiye raporunun içeriği, özellikle demokratik standartlar açısından oldukça kritiktir.” ifadelerini kullandı.

“2018 Raporu dip noktası”

Erol Bilecik, şöyle devam etti:

“Geçmişte, komisyonun Türkiye hakkındaki yıllık raporları, Türkiye’nin AB kriterleri açısından ilerlemesini ele alırken, son birkaç yıldaki raporların siyasal gelişmelere paralel olarak mevcut kriterlerdeki duraklama ve gerilemelere odaklandıklarını görüyoruz. Bu açıdan, 2018 raporunu bir dip noktası olarak görebiliriz. Aynı gün açıklanan Genişleme Strateji Belgesi ile birlikte düşünüldüğünde, anahtar kelimeler ‘temel haklarda gerileme’ ve ‘Türkiye’nin belirgin bir şekilde AB’den uzaklaştığı’ vurgusudur. Raporun ortaya koyduğu Türkiye tablosu ve gidişat, öngörülebilir bir gelecekte AB üyesi olacak bir Türkiye sunmamaktadır.

Rapor, özellikle OHAL uygulamalarının temel hak ve özgürlükler açısından yarattığı sorunları ayrıntılı biçimde ön plana çıkarmıştır. TÜSİAD olarak, ülke güvenliğine zarar gelmeyecek bir şekilde, bu konuyu defalarca ifade ettik. Bu noktada, pozitif bir gündem maddesi olarak şu konuyu özellikle vurgulamak istiyorum; Gümrük Birliği’nin tarım, kamu alımları ve hizmetler alanlarına genişletilmesi, anlaşmazlıkların çözüm mekanizmasının oluşturulması ve mevcut karar asimetrilerinin düzeltilmesi yönünde güncellenmesi, hem ekonomik hem de siyasal açıdan AB sürecimize yeni bir canlılık kazandırır.”

gumruk-birligi-gidahatti“Korumacılık iş dünyasını olumsuz etkiliyor”

TÜSİAD Başkanı Bilecik, küresel düzeyde korumacılığın revaçta olduğu bir dönemden geçilse de, Türkiye’nin rekabet gücünü ilave gümrük vergileri ve ticareti zorlaştırıcı tedbirler aracılığıyla değil, katma değeri yüksek ürünler üreterek, marka bilinirliğini ve pazar çeşitliliğini artırarak sağlaması gerektiğine işaret etti.

Teknolojinin her zamankinden hızlı geliştiği dijital dönüşüm çağında önemli bir rol oynamak için küresel trendlerin proaktif bir yaklaşımla takip edilmesi ve hızlı aksiyon alınması gerektiğini vurgulayan Bilecik, “Korumacılık, Türkiye de dahil tüm ülkelerde iş dünyasını olumsuz etkiliyor. Günümüzün iktisadi gerçekleri ile bağdaştırılması da zaten mümkün değil. Küresel değer ve üretim zincirlerinin tüm dünyaya yayıldığı, bir nihai üründe onlarca ülkenin izinin bulunduğu bir ekonomik yapıda, sadece tarifelerle oynayarak bir ülkenin rekabet gücünü artırma imkanımız artık yok. Hatta bunun aksi yönde sonuçlar üretmesi, rekabet gücüne orta ve uzun vadede zarar vermesi de çok kuvvetli bir ihtimal.” yorumunu yaptı.

Tüfenkci: “Son 4 yılın en yüksek büyümesi gerçekleşti”

Toplantıda konuşan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ise “Ülkemiz 2017 yılında yakalamış olduğu 7.4 büyüme oranıyla G-20 ekonomileri arasında en hızlı büyüyen ülke konumunu inşallah 2018’de de ilk çeyreğinde, buna yakın büyüme oranlarını yakalayarak esasında erken seçime gittiğimiz şu günlerde, Türkiye ekonomisinin temellerinin ne kadar sağlam olduğunu dosta ve düşmanlara göstermiş olacağız” dedi.

Türkiye’de iş yapma kolaylığını sağlama anlamında ciddi adımlar atıldığını vurgulayan Tüfenkci, “Son 4 yılın en yüksek büyümesini gerçekleştiren ülkemiz, büyüme oranı hedeflerini de aşan oranda bir gerçekleştirme yakalamıştır. 2017’de yakaladığımız 158 milyar dolarlık ihracatımızın 65 milyar doları, yani yüzde 41’i de dahil de işleme rejimi kapsamında gerçekleştirilmiş” bilgisini verdi.

“AB ikircikli bir tavır sergiliyor”

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne (AB) üyelik hedefini koruduğunu bildiren Tüfenkci, “Ancak muhataplarımız nezdinde gerçekten ikircikli bir durumla da veya Türkiye’ye özel ayrımlar ve özel bakış açılarıyla da karşı karşıya kaldığımızı hep beraber yaşayarak görüyoruz. Aday olan ülkelere, aranan kriterlere baktığımızda, bu anlamıyla diğerlerinden fersah fersah her alanda üstün olmasına rağmen Türkiye’ye karşı şu veya bu nedenle Avrupa Birliği’nin ikircikli bir durum sergilediği de yadsınamaz bir gerçek. Avrupa Birliği’nin ve tarafların bir kez daha düşünerek, Avrupa Birliği’nin tavrını netleştirilmesi gerektiğine inanıyoruz” şeklinde konuştu.

“Seçimlerin ekonomiyi etkilememesi konusunda tedbir aldık”

Tüfenkci, erken seçimin ekonomiye olması muhtemel etkilerine dair de, “Biz özellikle bu seçimlerin, ekonominin etkilenmemesi noktasında her türlü tedbiri aldık. Almaya devam ediyoruz” dedi.

OHAL ile ilgili açıklamalarda da bulunan Bülent Tüfenkci, “Şimdiye kadar iş dünyamızda ‘Olağanüstü Hal’den dolayı ‘şu oldu’, ‘bu oldu’ diyebileceğimiz bir tane örnek yok. Soruşturmalar var,  eğer siz hakkınızda bir itham varsa o soruşturmalar devam edecek.  Olağanüstü Hal olmasa da o soruşturmalar devam edecek. Soruşturmaların Olağanüstü Hal ile ilgisi olmadığını baştan söylemek lazım. Bilakis bana göre Olağanüstü Hal iş dünyasının daha çok menfaatine. Biz hükümet olarak da ekonomik kararların Kanun Hükmünde Kararnameler ile çıkmaması konusunda da şimdiye kadar çok özen ve dikkat gösterdik” diye konuştu.

Gümrüklerde yeni sistem

Konuşmasında gümrüklerdeki yeni uygulama hakkında bilgiler de veren Tüfenkci, “En son hayata geçirdiğimiz uygulamalardan birisi de ‘Gümrük Eşya Takip ve Analitik Performans Programı’ (GETAP) hem iş dünyasıyla iş birliğimizi geliştirmek ve pekiştirmek hem de bakanlığımızı şeffaflaştırma adına bana göre önemli uygulamalardan birisi.  Gümrüklerdeki alt yapı yazılımlarının tamamını yeniden ihale ettik. İnşallah 2019’un Ağustos ayına ilk fazını alacağız. Orada şunu hedefliyoruz; gümrüklerde artık kağıt kullanılmamasını istiyoruz. Tamamen dijital ortamda yapılmasını istediğimiz için bunu hayata geçirdik. Süreç bittiğinde artık sizler ofislerinizde, internet ortamında, laptoplarınızda görüntülü olarak eşyalarınızın sınır kapılarında veya gümrüklü sahalarda hangi aşamada olduğunu net olarak görmüş olacaksınız” ifadesini kullandı.

DHA

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir