Tavukta çıkan sentetik arsenik maddesi nedir?

-


Fevzi-Ozgonul-2

Fevzi Özgönül

 

En son okuduğum bir haberde Amerika Birleşik Devletleri’nde, FDA tarafından tavukların karaciğerinde tespit edilen bir kimyasaldan bahsediliyordu. Tavukların çok daha hızlı büyümesi ve etlerinin daha sağlıklı görünmesi için yemlerine konulan sentetik arsenik maddesi bulunmuş. Sentetik arsenik maddesi tam anlamıyla kanserojen bir maddedir. Bu insan sağlığı için çok ciddi bir tehlikedir.

Bunun yanında GDO’lu birçok yem, bu tür besinlerle beslenen hayvanların genetik yapılarını etkileyerek çok daha vahim sağlık sorunlarına yol açmaktadır. Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki nüfus çok artmış fakat sağlıklı gıdaların miktarlarının aynı oranda artmamış olması artık herkesi, kötünün iyisini arar hale getiriyor.

MARGARİN SANAYİSİ NEREYE GİDİYOR?
Gıda sektöründeki bu vurdumduymazlık ve halk sağlığını hiçe saymanın yanında biraz da olsa yüreğimize su serpecek bir haber de okudum. Rastladığım haber Türkiye’de margarin sanayiinin 2000’den itibaren teknolojisini yenilediğini anlatıyordu.
2000 yılından itibaren 2006 yılına kadar margarin sanayii, trans yağa neden olan hidrojenasyon tekniğini bırakarak, gerekli yatırımları yapıp, fraksiyon/interesterifikasyon gibi modifikasyon teknolojilerini kullanmaya başlamış. Bu teknolojilerle birlikte trans yağ içeriğini %1’in altına kadar düşürmeyi başarmış. 2007 yılında da Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı da ürettikleri yağların içerisinde % 1’in altında trans yağ olduğu için trans yağ içermez ibaresini koymalarına izin vermiş.

MARGARİNİN DE KIYMETİNİ BİLMELİ
Görüldüğü gibi istendiği zaman gittikçe kötüleştirmek yerine iyileştirme de yapılabiliyor. Şimdi bilim insanlarına düşen görev, “Olmaz öyle şey” demek yerine, bu iyileştirmelerin gerçekten söylenen sonucu oluşturup oluşturmadığını araştırmalarla tespit edip en azından sızma zeytinyağı yiyemeyen kişilerin de gönül rahatlığıyla diğer yağları kullanabilmelerini sağlamaktır.

Bir atasözü vardır: Adı çıkmış dokuza inmez sekize. Margarinin de adı çıkmış dokuza inmez sekize. Fakat unutmayalım ki şu anda dünyada üretilen tüm sızma zeytinyağını ülkemize getirsek bile nüfusumuzun % 10’una bile yetmez. Dolayısıyla eğer yağ yemek sağlığımız için önemliyse kendisini iyileştirmeye çalışan sektörleri de desteklemek bizim görevimizdir. Peşin hükümlü olmak ve gelişmelere gözünü kapalı tutmak yerine, en azından bu alanda eski araştırmaları bir yana bırakıp bu alanda yeni araştırmalar da yapılmasını sağlamalıyız.

KAHVALTI İÇİN VÜCUDUNUZU HAZIRLAYIN

  1. Uyanınca 1 bardak oda ısısında suyla güne başlayacağız.
  2. Hafif bir egzersizle bedenimizi güne ve kahvaltıya hazırlayacağız. Asla uzun yürüyüş ve koşu yaparak kalori harcamaya çalışmayacağız.
  3. Kahvaltı öncesi hemen 1 küçük bardak limonlu su içeceğiz.
  4. Kahvaltı saatimiz 06.00 ile 09.00 arasında olmalı. Bu saatlerle çok oynamayalım.
  5. Kahvaltıda ekmek, hamur işi gıdaları azaltarak yerine çiğ badem, ceviz ve fındık yiyeceğiz.
  6.  Kahvaltıda çeşitliliğe özen göstereceğiz. Her gün olmasa da yapılanmada bize yardımcı olan yumurtayı yemeye özen göstereceğiz.
  7. Kahvaltının miktarı önemli değildir. Bedenimizin tam tatmin olduğu miktar sizin için ideal olandır.

http://www.meydangazetesi.com.tr/

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir