Tarımda 30 milyar dolar ek gelir…

-

 

Ali-Saydam-2

Ali Saydam

 

Seçimlerde partilerin nasıl bir iletişim atağı ile son aya girecekleri konusunda hiç kimse boş ümitlere kapılmasın… Bir tek, üslupla ilgili Sayın Başbakan’ın önerileri ve CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun bu medenî önerilere son derece medenî bir şekilde verdiği olumlu yanıtlar dışında ülkenin gelecek tasarımı için ciddî anlam farklılığı taşıyan, “Amma farklı yaklaşım!” dediğiniz ‘yeni’ önerileri tespit edeniniz olursa, lütfen haber versin…

Oysa canlılığın sürdürülebilirliği konusu gibi öylesine önemli bir meselemiz var ki… Hem burada; hem de küresel ısınma, iklim değişikliği (sel ve kuraklığın şiddeti ve yer değiştirmesi); doğa ve çevre konularında Türkiye ve insanlık genelinde getirilecek çözüm önerilerinde (kısmen bazı AK Partili bakanlar dışında) hiçbir siyasi partinin bir siyasi iletişim avantajı görmemelerine akıl sır ermiyor…

Bu konuların seçmende karşılığı var mı yok mu, diye merak edenlere, Türkiye’nin dört bir tarafında yaşanan sel felaketlerini, kuraklığı (Örneğin, bu yıl beyaz üzüm de yokmuş) yaşayan mağdur insanları ve genel anlamda tüm seçmenleri etkileyecek bir film, sallardı ortalığı… Bu da gerçek fıtratında var olan değerler noktasında AK Parti’ye yakışırdı mesela… Ya da gerçek sosyal demokratlara…

Bandırma’dan Yenikapı’ya gelirken feribotta karşılaştığımız sulama uzmanı Yahya Karadere‘nin anlattıkları hem heyecan ve endişe hem de umut vericiydi:

“Eski çağlardan günümüze kadar en büyük medeniyetler her zaman su havzalarının üzerinde kurulmuştur” diye anlatmaya başladı Yahya Bey ve sohbetin devamında üşenmeden aldığım notlar şöyle:

*Yeryüzündeki medeniyetin ilk kaynağı olarak gösterilen, verimli topraklarında ilk tarımın yapıldığı ve ‘verimli hilal‘ olarak da adlandırılan Mezopotamya, bu ev sahipliğini Dicle ve Fırat’ın bereketli sularına borçludur.

*Anadolu toprakları, dünyanın en eski tarım kültürüne sahip bölgelerinden olmasına rağmen su kaynaklarını çok kötü kullandığı için hızla “su fakiri” olacak.

*Türkiye’nin ortalama yıllık yağış oranı 643 mm’dir. Bu rakam yılda ortalama 501 milyar m3 suya karşılık gelmektedir. Bu miktarın 158 milyar metre küpü yüzey suyu olarak akarsulara ve göllere karışır. Ekonomik ve teknik şartlar göz önüne alındığında ise kullanılabilir su miktarının yıllık 112 milyar m3 olduğu söylenebilir.
Türkiye’de su kaynakları en yoğun olarak sulama amaçlı olarak kullanılır. DSİ verilerine göre Türkiye’de suyun % 11’i sanayi, % 15’i evsel ve % 74’ü ise tarımsal amaçlı kullanılmakta.

*Türkiye su zengini bir ülke değil. Kişi başına düşen yıllık kullanılabilir su miktarı 1.519 m3 civarında. Türkiye İstatistik Kurumu 2030 yılı için nüfusumuzun 100 milyon olacağını öngörmüş. Bu durumda 2030 yılı için kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı 1.120 m3/yıl civarında olacak.

*Yağışların yüzde 80’i Ekim ile Nisan ayları arasındadır. Bu, ana üretim mevsimi dışında kalır. Aslen üretim sezonunda suya ihtiyaç vardır. Bu dönemde suyun bilinçli kullanılması şart. Su fakiri ülkemizde modern sulama Türkiye’nin geleceğinde önemli rol oynayacak.

*Bugün Türkiye’de ekilebilir 24 milyon hektar tarım arazisi var. Aynı miktarda su harcayarak, şu anda sulanan 5,7 milyon hektar alan yerine, modern sulama yöntemleri ile (özellikle damla sulama) 11 milyon hektar arazi sulanabilir. Bu da, tarımda yaklaşık 30 milyar dolar ek gelir demek.

*Modern sulama yöntemleri ile daha fazla tarım arazimiz yüksek verimlilikle sulanabilir, doğru gübre kullanımı ile çevre daha az kirlenebilir. GAP’ta topraklar tuzlanmaz.

*Şunlar yapılabilir: Öncelikle, salma sulama kesinlikle yasaklanmalı. Suyu yöneten kurumlar reforma tabi tutulmalı. Su yönetimi tek elde toplanmalı. Ziraat Bankası’nın verdiği faizsiz kredileri diğer tüm kamu ve özel bankalar da verebilmeli. Prosedürler kolaylaştırılmalı. Devletimiz yılda en az ilave 1 milyon hektar alanı modern sistemlerle sulamayı kendine hedef belirlemeli.
Yahya Bey özetle diyor ki, sadece modern sulama yöntemleri ile yeni nesillere daha yaşanabilir ve daha zengin bir ülke bırakabiliriz.

Biz de diyoruz ki, bu sadece bir örnek!.. Buna, bazı AK Partili Bakanların altını çizdiği ‘yenilenebilir enerji‘ konusundaki somut önerileri ekleyin. Bunlarla ilgili AK Parti iletişim uzmanlarının gönül tellerini titreten filmler yaptığını düşünün… Ya da gerçek sosyal demokratlardan beklenen fikrî zenginliğin sanatın mükemmelliği ile buluştuğu iddialı kampanyaları…
AK Parti, yol, köprü, tüp geçitle değil, benzer üst yapı vaatleri ile tek başına iktidar olduğunu bir hatırlasa…

http://www.yenisafak.com

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir