“Şirketlerin hayata dokunan bir amacı olmalı”

-
“Şirketlerin hayata dokunan bir amacı olmalı”

Türkiye İnsan Yönetimi Derneği (PERYÖN) tarafından düzenlenen 23. İnsan Yönetimi Kongresi’nde konuşan Metro Toptancı Market Genel Müdürü Kubilay Özerkan, profesyonellere, kendi potansiyellerini en iyi şekilde ortaya çıkaracak hedefi tanımlamalarını önerdi. Özerkan, “Para her şey değil, şirketlerin de insanların da hayata dokunan bir amacı olmalı” dedi.

Kongrenin ikinci gününde açılış konuşmasını yapan Özerkan, Metro dünyasından örnekler verdi. Özerkan, şunları söyledi:

“Dört sene önce Metro olarak kendimize şu soruyu sorduk; bugün Türkiye’de Metro mağazası olmasa Türkiye ne kaybeder? Veya bundan 5-10 sene sonra bir gün Türkiye’de olmazsak Türkiye ne kaybetmiş olacak? Şunu fark ettik ki; kendimizi anlatma ve tanımlama biçimimiz, bizim potansiyelimizi ve yaptığımız işi anlatmaya yetmiyor. Potansiyelimizi açığa çıkartacak bir tanım belirlememiz gerekiyor. Faiz Öncesi Kar, Sermaye Getirisi gibi finansal veriler, yaratabileceğimiz katma değeri tam anlamıyla tanımlamıyor.

Şu bir gerçek ki; bir şirketin potansiyeli söz konusu olduğunda para her şey değil! Bunun ötesinde bir amacımız olmalı; Hayata dair, hayatın içinden, hayata dokunan bir şirket olmak gibi. Nihayetinde biz, elma alıp elma satan bir şirket değil, elmaya tutkuyla bağlı bir şirket olmak istediğimize karar verdik. Tıpkı şirketlerin kendi potansiyellerini ve hedeflerini tanımladıkları gibi; bireylerin de kendi potansiyellerini ve amaçlarını tanımlamaları gerekiyor. Öyleyse insanların kendi bireysel keşiflerine imkan sağlayarak başlamamız gerekiyor. Bireyler, başarılı bir bütünün parçası oldukları hissettiklerinde ve kendileri de bu bütüne anlam kattıklarında kendilerini değerli hissediyorlar.”

Bu nedenle Metro’nun insanı odak noktasına koyan ve kendi potansiyellerini keşfetmelerine imkan veren projeler geliştirdiğini anlatan Özerkan, bu projelere örnek olarak GastronoMetro’yu verdi. Özerkan, “Yalnızca otellere ve catering şirketlerine hizmet veren değil; Türk mutfağının gelişmesine de katkıda bulunan, Türk şeflerinin Türkiye’de ve dünyada temsil edilmesine olanak sağlayan, yüksek kaliteye olan bağlılığıyla topluma örnek teşkil eden bir şirket olmayı amaçlıyoruz. GastronoMetro ile hedefimiz, kasiyerimizden departman müdürümüze, santral görevlimizden saha satış ekibimize her arkadaşımızı bu kültürün parçası yapmak. Zira sürdürülebilir başarıya giden yol, bu anlayışın şirket kültürümüze kalıcı olarak yerleşmesinden geçiyor” ifadelerini kullandı.

Ticaretin siftahı selamdır

Metro’nun kendi çalışanları için müşteriyi daha iyi anlamak ve ticari bakış açısı geliştirmek amacıyla Güneşli’de açtığı Bakkal Projesi’nden de bahseden Özerkan, “Ticaretin siftahı selamdır. Her sabah müşterilerinizin selamını alarak kepenkleri açarsınız. İçinde güven üzerine kurulu bir kültür barındırıyor. Ticaretin gerçek okulu burası. Bakkal Projemiz de ticaret geleneklerinin temelini anlayabileceğimiz; insanlara yakın olup ihtiyaçlarını görebileceğimiz bir proje” diye konuştu.

Metro olarak, kendilerine “Doğru farklılaşma adına ‘doğru nedir?” diye her sorduklarında bu toprakların zenginliği ve sunduğu çeşitlilikle karşılaştıklarını ifade eden Özerkan, Coğrafi İşaretli Ürünleri desteklemek üzere hayata geçirdikleri projenin sonuçlarını da katılımcılarla paylaştı.

GIDAHATTI DERGİSİNİ ÜCRETSİZ İNDİRİN

android Apple

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir