Şile’yi yeniden var etmek!

-
Şile'yi yeniden var etmek!

Şile, her İstanbullu için hafta sonu çıkışları için bir seçenek sunuyor. İlçe, yazı ayrı, kışı ayrı bir yaşam alanıdır.

Asıl üzerinde konuşmamız gereken ise burada yaşayan 33 bin Şileli’nin şimdiki ve gelecekteki konumlarıdır.

fikri-sileBu hafta sonu Şile’deydim. Belediye Başkanı Can Tabakoğlu ve işadamı Sadettin Çay, Ekonomi Gazetecileri Derneği üyelerini davet etmiş. Konu ise şehrin ortasında her hafta cuma ve pazar günleri kurulan ve İstanbullular için de bir seçenek sunan, Yeryüzü Pazarı yani Doğal Ürünler Pazarıydı.

Bir de ünlü Şile Bezi atölyesini inceleme fırsatımız olacaktı.

Şile’nin 57 köyü var. Köylüler, bir taraftan genişleyen İstanbul’un tehdidi altında kalırken, diğer taraftan da geleneksel üretim tarzlarını kaybediyorlar.

Şile için geleneksel üretim tarzında başta palamut olmak üzere balıkçılık ve yine başta kestane olmak üzere bahçecilik geliyor. Zamanla bu, değişim de gösteriyor.

Son 90 yılda buraya zorunlu yerleştirmeler yaşanıyor. Manav, Boşnak, Gürcü, Ahıska köylerini bunun bir göstergesi olarak alabilirsiniz. Bu göç yapısı yerel üretim tarzlarında da etkili olmuş.

Şile Tohum Takas Pazarı ŞenliğiDoğal Ürünler Pazarı’na gelince bu etnik yapının zenginliğini de yaşıyorsunuz.

Önümüzdeki pazar günü Şile’de Tohum Takas Şenliği yapılacak. Senin mısır tohumuna karşılık benim soğan tohumum gibi… Amaç yerli tohumun varlığını sürdürebilmek ve öne çıkarmak.

Bu iki etkinlik, şehrin geleceğine de damga vuracak bir potansiyele sahip olduğunu söyleyebilirim.

Aslında bu süreç şöyle başlıyor: Torino’daki Slow Food Salone Del Gusto’ya davetle başlıyor da denebilir. Yerel Turizm Birliği etkinliğe, Şile’nin meşhur kestane balı ile katılıyor. İlgi görünce de Yeryüzü Pazarı (Earth Market) olmak için bir adım atıyorlar.

Bir konsept olan Earth Market, sadece kendi ürettikleri ürünleri satan çiftçilerden oluşan uluslar arası pazaryeri ağıdır. Benzeri pazar yerleri CittaSlow seçilen kasabalar olmak üzere, Foça gibi özgün yerlerde de bulunuyor.

Şile bal kabağıŞile’deki pazarda 57 köyden üreticiler tezgah açabiliyor. Haliyle yaz ve kış aylarında hem üreticiler hem de tezgahtaki ürünler değişebiliyor.

Bu sonbahar günlerinde kestane, fındık, elma bulabiliyorsunuz. Bir de meyve sebzelerden üretilmiş yiyecek ve gıdalar da tezgaha çıkabiliyor.

Bu ön çalışmanın en belirleyici maddesi ise şüphesiz Slow Food’un belirlediği Yeryüzü Pazarı’nı oluşturan maddeler. Diğer pazarlardan ayırıcı özellikleri de esas bu maddeler.

Aracı yok, kendi ürününü kendin yetiştiriyor, topluyor, pazara getiriyor ve satıyorsun. Zaten pazardakilerin yorgunluğundan da belliydi, sabah tarlasından toplayıp getirmiş ürünü, bazı tezgahlar ancak ekmekler pişince, öğlene doğru gelebildiler.

Bir iletişim ağı, bir sosyal alan oluşturuluyor bu pazarlarda. Pazardaki tüm köylülerle sözleşme yapılmış.

Bu pazardaki ürünlerin organik sertifikası yok, mevsimsel, yöresel ve sürdürülebilir tarım metotları ile üretilmiş doğal ürünler var. Hibrid tohum yerine atalık tohum olduğunu da unutmamak gerek. Ve belki de en önemlisi aracısız satılmaları.

Gıda imalat belgesi olmayanlar ise bu ürünleri getirip satamayacak.

Bu çok değerli ve önemli bir konu, şehirlerde her önümüze gelen dükkanda köy ürünü adı altında kim bilir ne şekilde üretilen kaç yıllık tarhanaları, erişteleri, sütünü bilmediğimiz tereyağları alıp yerken…

Ekmeklerin buğdayı için araştırmalarını sürdürüyorlar, en iyi ve doğalını nasıl nereden buluruz diye.

Eğer köylüler, toprağından iyi gelir elde edebilirse, arazisine sahip çıkacaktır.

Başkan Can Tabakoğlu ile ilçenin geleceğine dair de sohbet imkanı bulduk. İlçenin kış nüfusu 33 bin iken yazın haftafikri-sile-bezi sonları 1 milyonu bulabiliyor.

İnsanlara yeterince hizmet sunulamadığı için, gelenlerden istifade imkanları sınırlı oluyor. Hatta geçen bayram günü şehre 1 milyon araç girdiği tespit edilmiş.

Ne yazık ki bu sadece ilçeye imaj kaybı, kirlilik ve kargaşa olarak dönüyor. Şile şimdi bu ilgiyi nasıl gelire dönüştürebileceğini hesap ediyor.

Uzun vadede şehri 150 bin sabit nüfuslu ve kendi ayakları üstünde durabileceği bir konuma kavuşturmak istiyor.

Bunun için de yerel ürünlerin yanı sıra kongre ve sağlık merkezli bir vizyonu da takip ediyor.

Bakalım Şile, önümüzdeki dönemde İstanbul’un hızla gelişmesi yanında, yukarıda bahsettiğimiz çizgisini koruyabilecek mi?

GIDAHATTI DERGİSİNİ ÜCRETSİZ İNDİRİN

android Apple

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir