Şemsi Bayraktar Rusya Krizini Değerlendirdi

-
Şemsi Bayraktar Rusya Krizini Değerlendirdi

Şemsi Bayraktar, Rusya ile yaşanan bu durumdan birçok üründe psikolojik olarak ortamın bozulduğu, ambargo kararı alınmayan ürünlerin de olumsuz etkilendiğinin görüldüğünü bildirerek, “Bu noktada, belirsizliğin giderilmesi ve olumsuz havanın dağıtılması için tedbirlerin Hükümetimiz tarafından bir an önce alınması gerekmektedir” dedi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Başkanı Şemsi Bayraktar, düzenlediği basın toplantısında, Rusya’nın Türkiye’den ithal ettiği bazı tarım ürünlerine ambargo kararı ve karar sonrası ortaya çıkan durumu değerlendirdi, kararın, tarımdan üreticiye ve üretici fiyatlarına etkileri, fiyatlardaki değişimler, üreticinin karşılaşacağı sorunlara karşın alınacak önlemler ve bundan sonra hangi ülkelere alternatif pazar olarak odaklanılmasıyla ilgili görüşlerini açıkladı.
Satın alma gücü paritesiyle milli gelirde 3,5 trilyon dolarla dünyanın 6’ncı büyük ekonomisi Rusya ile 1,6 trilyon dolarla dünyanın 17’nci büyük ekonomisi durumundaki Türkiye’nin ticari ilişkileri son yıllarda çok önemli rakamlara ulaştığını belirten Şemsi Bayraktar, şunları kaydetti:

“2014 yılında 157,6 milyar dolarlık ihracatımızın 6 milyar dolara yakınını Rusya’ya yaptık. Rusya, geçen yıl rakamlarına göre, genel ihracatımız içinde, Almanya, Irak, İngiltere, İtalya, Fransa ve ABD’nin ardından 7’nci sırada yer aldı.

Yine 2014 yılındaki 243,2 milyar dolarlık ithalatımızın 25,3 milyar dolarını Rusya’dan yaptık ve bu komşu ülke ithalatımızda birinci sırada idi.

Bu yılın Ocak-Ekim dönemine geldiğimizde, toplam ihracatımız yüzde 8,2 gerileyerek 131 milyar 274 milyon dolardan 120 milyar 505 milyon dolara, ithalatımız ise yüzde 13 düşüşle 199 milyar 4 milyon dolardan 173 milyar 231 milyon dolara indi.

Rusya’ya, 2015 yılı Ocak-Ekim döneminde ihracatımız ise 3,1 milyar dolara geriledi ve bu ülke 10. sıraya düştü. Bu dönemde, Almanya’ya 11,1 milyar dolar, İngiltere’ye 8,9, Irak’a 7,3, İtalya’ya 5,6, İsviçre’ye 5,5, ABD’ye 5,3, Fransa’ya 4,8, Birleşik Arap Emirlikleri’ne 4,1 ve İspanya’ya ise 3,9 milyar dolarlık ihracat yaptık.

Yine bu yılın Ocak-Ekim döneminde, petrol fiyatlarının da düşmesinin etkisiyle Rusya’dan ithalatımız 17,3 milyar dolara indi; bu rakamla bu ülke 17,6 milyar dolarlık ithalat yaptığımız Almanya’nın ardında kaldı.

Rusya’dan doğalgaz başta olmak üzere hidrokarbon ithalatı da yapan Türkiye’nin, Rusya ile ticaretinde çok büyük dengesizlik bulunuyor. Zira Türkiye, Rusya ile dış ticaretinde 2014 yılının tamamında 19,5 milyar dolar, bu yılın Ocak-Ekim döneminde 14,3 milyar dolar açık verdi. Bu açığı kapatmada tarım, en büyük rolü üstlenecek sektörlerden biri olarak değerlendirilmekteydi. Çünkü Rusya, çok önemli bir tarım ürünleri ithalatçısı durumundadır. Rusya’nın gıda ve tarım ürünü ithalatı, 40 milyar doları aşmaktadır.
Türkiye ise henüz yeterli olmasa da 18 milyar dolar gıda ve tarım ihracatı yapan, bu alandaki ithalatı 12,4 milyar dolar olan ve gıda ve tarımda 5,6 milyar dolarlık dış ticaret fazlası veren bir ülkedir.

Enerjinin yanı sıra gıda ve tarım sektörü dış ticareti içinde Rusya’nın önemli bir yeri bulunmaktadır. 2014 yılı gıda ve tarım ürünleri ihracatımızın 1 milyar 143 milyon doları Rusya’ya yapılmıştır. İthalatımı-zın ise 2 milyar 491 milyon dolarlık bölümü Rusya’dan sağlanmıştır. Rusya’ya karşı tarım ve gıda dış ticaretinde 1 milyar 348 milyon dolarlık bir açığımızın olduğu görülmektedir.

Rusya’ya yaptığımız ihracat içinde en önemli payı 622 milyon dolarla meyve ve 385 milyon dolarla sebze almaktadır. Bu ülkeye meyve ve sebze toplam ihracatımız 1 milyar 7 milyon doları bulmaktadır.

-Ocak-Ekim dönemi dış ticareti-

TÜİK verilerine göre, 2015 Ocak-Ekim döneminde, Rusya’ya 8,6 milyon dolarlık kanatlı eti ve ürünü, 37,8 milyon dolarlık deniz mahsulü, 6,3 milyon dolarlık süt ürünleri, yumurta, bal, hayvansal ürün, 3,5 milyon dolarlık canlı ağaç, çiçek, bitki, 1,1 milyon dolarlık kahve, çay, baharat, 15,2 milyon dolarlık yağlı tohum, 2,9 milyon dolarlık hayvansal bitkisel yağ, 284,8 milyon dolarlık sebze, 401,6 milyon dolarlık meyve, 0,9 milyon dolarlık değirmencilik ürünü, nişasta, gluten ihraç ettik. 10 aylık tarım gıda ihracatımızın toplamı ise 763,8 milyon doları buluyor.

Rusya’dan 2015 Ocak-Ekim döneminde, 26,2 milyon dolarlık sebze ve bazı kök ve yumrular, 0,7 milyon dolarlık meyve, 718 milyon dolarlık hububat, 11,7 milyon dolarlık değirmencilik ürünü, nişasta, glüten, 53,9 milyon dolarlık yağlı tohum, 629,4 milyon dolarlık hayvansal ve bitkisel yağ ithal ettik. Bu ülkeden ithalatımız 10 aylık dönemde toplam 1 milyar 440,7 milyon dolar oldu.

Türkiye, Rusya’ya 2014 yılında 23 milyon dolarlık (yaklaşık 20 bin ton) kanatlı et ve et ürünleri ihraç etmişti. 2015 yılı 10 aylık dönemde ise bu alandaki ihracat, 8,6 milyon dolar olarak gerçekleşti. Rusya’ya yapılan kanatlı et ve et ürünleri ihracatın bu alandaki toplam ihracat içindeki payı, 2012 yılında yüzde 0,11 iken, 2013 yılında yüzde 0,21, 2014’de yüzde 4,93’e ve 2015 yılı 10 aylık dönemde ise yüzde 7,45’e çıkmıştır.

Bu ülkeye yönelik ihracatta meyveler içinde öne çıkan ürünler turunçgiller ve üzümdür. Sebzeler içinde ise domates başta gelmektedir. Rusya’ya diğer önemli ihracat kalemlerimiz su ürünleri ve yağlı tohumdur.
Rusya’dan daha çok tahıl ürünleri, ayçiçeği yağı ithal etmekteyiz.”

Rusya Başbakanı Dmitry Medvedev’in, Türkiye’ye yönelik uygulanacak yaptırım kararnamesini imzaladığını belirten Bayraktar, “Yapılan açıklamaya göre, 1 Ocak 2016 tarihinden itibaren Rusya, ülkemizden tavuk eti, hindi eti, tuz, karanfil, kırmızı lahana, domates, kuru soğan, brokoli, karnabahar, salatalık, portakal, elma, armut, çilek, üzüm, mandalina, nektarin, kayısı, şeftali, erik ithalatını durduracak. Listede Türkiye’den yüksek miktarda ithal edilen limon ve kabuklu yemişler gibi gıda ürünleri ise yer almadı. Kırmızı et, süt ürünleri ve balık için de bir ambargo getirilmedi. Rus yetkililer, ihtiyaç duyulması halinde yaptırımların genişletilebileceğini de belirtiyorlar” dedi.

Şemsi Bayraktar, Türkiye’nin yaş sebze meyve ihracatında en önemli pazarların Rusya ve Irak olduğu, bu ülkeleri sırasıyla Almanya, Romanya, Suudi Arabistan, Ukrayna, Hollanda, Bulgaristan, Polonya, Birleşik Krallık ve Gürcistan izlediği, bugün 20’den fazla ülkeye yaş meyve ve sebze ihracatı yapıldığı bilgisini verdi.

RUSYA’NIN PAYI

Şemsi Bayraktar, şunları söyledi: “Akdeniz İhracatçılar Birliği rakamlarına göre, 2014 yılı itibarıyla toplam 3 milyon 526 bin 462 tonluk yaş sebze ve meyve ihracatı karşılığında 2,3 milyar dolar gelir elde edilmiştir. 2015 yılı Ocak-Ekim döneminde ise 2 milyon 332 bin 645 ton yaş sebze ve meyve ihracatı karşılığında 1,5 milyar dolar gelir sağlanmıştır. Miktar bazında toplam yaş sebze ve meyve ihracatımızın 2014 yılında yüzde 36’sı, 2015 yılı Ocak-Ekim döneminde ise yüzde 38’i Rusya’ya yapılmıştır. 2015 yılı Ocak-Ekim döneminde Rusya’ya 974 bin 624 ton yaş sebze ve meyve ihraç edilmiş olup, 633 milyon 208 bin 132 dolar gelir elde edilmiştir.

Narenciye hariç diğer meyvelerde miktar bazında ihracatımızın 2014 yılında ve 2015 yılı Ocak-Ekim döneminde yüzde 36’sı, narenciyede miktar bazında 2014 yılında yüzde 33’ü, 2015 yılı Ocak-Ekim döneminde ise yüzde 29’u Rusya’ya yapılmaktadır. Meyvelerin içine narenciyeyi dâhil ettiğimizde toplam meyve ihracatımızın 2014 yılında yüzde 67’si, 2015 Ocak-Ekim döneminde ise yüzde 55’i, sebzede miktar bazında ihracatımızın 2014 yılında yüzde 46’sı, 2015 yılı Ocak-Ekim döneminde ise yüzde 50’si Rusya’ya gerçekleştirilmiştir.

RAKAMLARLA RUSYA YAŞ MEYVE VE SEBZE PAZARIMIZ :

Ambargo kararı alınan ürünler olarak baktığımızda ihraç edilen;

domatesin 2014 yılında yüzde 60’ı, 2015 Ocak-Ekim döneminde yüzde 65’i,

salatalığın 2014 yılında yüzde 65’i, 2015 Ocak-Ekim döneminde yüzde 51,7’si,

mandalinanın 2014 yılında yüzde 45’i, 2015 Ocak-Ekim döneminde yüzde 46’sı,

portakalın 2014 yılında yüzde 23’ü, 2015 Ocak-Ekim döneminde yüzde 21’i,

şeftalinin 2014 yılında yüzde 53’ü, 2015 Ocak-Ekim döneminde yüzde 47’si,

kayısının 2014 yılında yüzde 55’i, 2015 Ocak-Ekim döneminde yüzde 52’si,

eriğin 2014 yılında yüzde 23’ü, 2015 Ocak-Ekim döneminde yüzde 20’si,

kuru soğanın 2014 yılında yüzde 17’si, 2015 Ocak-Ekim döneminde yüzde 45’i,

kırmızı lahananın 2014 yılında yüzde 13’ü, 2015 Ocak-Ekim döneminde yüzde 19’u Rusya’ya yapılmıştır.

semsi-bayraktar-www.gidahatti.comHasadın tamamlanmış olması dolayısıyla şeftali, nektarin ve kayısının alınan karardan bu sezon etkilenmemekle birlikte 2016 sezonu için büyük belirsizlik ortaya çıkacaktır. Alınan karardan yaş sebze ve meyve sektöründe faaliyet gösteren tüm taraflar olumsuz etkilenebilir. Ancak bu durumdan en fazla zarar görecek kesim üreticilerimiz olacaktır.

DOMATES – SALATALIK- PORTAKAL-ELMA -MANDİLANADA SORUN OLABİLİR

Şemsi Bayraktar açıklamasında ayrıca “Gelinen noktada yaşananlar, sektörümüzde bir belirsizlik ve beraberinde tedirginlik yaratmıştır. Odalarımızla yapılan görüşmelerde, piyasada meydana gelen bu belirsizlik ve tedirginlik nedeniyle bazı ürünlerde yeterli alıcının olmadığı, tüccarın beklemede kaldığı ve ellerindeki malı ne yapacaklarını bilemedikleri iç piyasada ürün arzının yoğunlaştığı belirtilmiştir.” ifadelerine yer verdi.

ŞEMSİ BAYRAKTAR : “PSİKOLOJİK OLARAK ORTAM BOZULDU”

Yaşanan bu durumdan birçok üründe psikolojik olarak ortamın bozulduğu, ambargo kararı alınmayan ürünlerin de olumsuz etkilendiğinin görüldüğüne dikkati çeken Şemsi Bayraktar, şöyle devam etti:
Bu noktada, belirsizliğin giderilmesi ve olumsuz havanın dağıtılması için tedbirlerin Hükümetimiz tarafından bir an önce alınması gerekmektedir. Yeni pazarların bulunması, elbette bugünden yarına olabilecek bir durum değildir. Bu nedenle öncelikli olarak, hali hazırda ihracat yaptığımız ülkelerle temaslar artırılarak, daha fazla ürün gönderilmesi konusunda çalışmalar yapılmalıdır. Durum bu şekilde devam eder ve sorun çözümlenemezse ihraç edilemeyen ürünlerin iç piyasaya sunulması nedeniyle üretici fiyatlarında düşüşler yaşanabilecektir. Zaten şu an ki durumda bile fiyatlar gerilemeye başlamıştır. İşte üreticilerimizin zarar görebileceği nokta tam da burasıdır. Zira her ne olursa olsun üreticimizi üretimde, yani tarlada tutmamız, üretimin sürdürülebilirliğini sağlamamız bir zorunluluktur.

Piyasada hakim olabilecek panik havasının bertaraf edilmesi için öncelikle acil, ardından orta ve uzun vadeli tedbirlerin, Hükümetimiz, sektörümüz paydaşları ve konunun bütün taraflarınca birlik ve dayanışma içinde alınarak hayata geçirilmesi büyük önem arz etmektedir. “

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir