Parle’ninki kafası karışık bir mönü: Biraz Batılı dursun ama özünde ‘Türkümsü’ kalsın

-

Bu restoranın hedef kitlesi kanımca şirketlerde çalışan, orta ve ortanın üstü kesim. Bu insanlar için mönü tasarlarken şöyle düşünmüş olmalılar: Değişik olsun ama çok da bilinmedik durmasın, sunuma önem verelim, lezzet idare eder olsa da önemli değil. Nasıl bir damak zevki bu? Kesinlikle McDonald’s standardından öte, belli bir kalite arayan ama ne istediğini de tam bilmeyen…

Zorlu Center’da büyük bir lokanta Parle. Benim geniş bir arkadaş grubuyla gittiğim gün dolup taşıyordu. Biz köşe bir masada oturmamıza rağmen birbirimizi duymakta zorluk çektik. İyi bir şey mi? Duruma göre değişir. ABD’de öğrencilik yıllarımda gürültülü yerlere kızlarla tanışmak  için giderdik. Ben bu konuda genelde başarısız olup avcunu yalayanlar grubundanım ama hâlâ anımsadığım bir olgu var. Kırk yılda bir kızın ilgisini çekip ertesi gün sessiz bir ortamda buluşup konuşsak sonradan hep kafamı duvara vurmuşumdur. Nedeni ağzını açınca o cazip gözüken kızın birden gözümden düşmesi. Vücut dilimle de duygularımı belli ettiğim için sonu hüsran… O yüzden bazen gürültülü ortamlar tercihimdir.

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir