Merkez Bankası gözüyle gıda enflasyonu

-
Merkez Bankası gözüyle gıda enflasyonu

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2017 Yılı Üçüncü Enflasyon Raporu’nda gıda fiyatlarındaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini de açıkladı. Gıda grubunda fiyatların yakın dönemde döviz kuru, arz şokları, ihracat imkânları, göreli fiyat ayarlamaları vb. nedenlerle genele yayılan yüksek artışlar kaydettiği belirtilerek, “Enflasyonla mücadelede çok araçlı bir tedbir setine ihtiyaç bulunduğu düşünülmektedir” denildi.

Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya’nın açıkladığı 2017 Temmuz Enflasyon Raporu ile birlikte, Merkez Bankası’nın çeşitli konulardaki değerlendirmeleri de kamuoyuna sunuldu.

gida-enflasyonu-degisim-tuik-tcmb-gidahattiİşte o başlıklar

Merkez Bankası Enflasyon Raporu’nda bu kapsamda, “2017 Temmuz Enflasyon Raporu: Kutular” başlığı altında yer alan bölümde, “İhracat Ağırlıklı Küresel Büyüme Endeksinin Kapsamının Genişletilmesi, Gıda Fiyatlarında Son Dönem Gelişmeleri, Büyüme Tahminleri: Yeni Milli Gelir Serisi ile Bir Uygulama, Türkiye’nin İhracatının Dış Talep Şoklarına Dayanıklılığı: Yaş Meyve ve Sebze Örneği, Para Politikasının Kur Takası Piyasası Faizlerine Aktarımı, Yabancı Yatırımcı Payının Uzun Dönem Borçlanma Faiz Oranı Üzerindeki Etkileri ve Kredi Arzındaki Değişimlerin Makroekonomik Etkileri” başlıkları yer aldı.

Gıda Fiyatlarında Son Dönem Gelişmeleri

Rapordaki gıda fiyatlarında son dönem gelişmelerini analiz eden kutu, “Öğünç, F. ve Ç. Sarıkaya, 2016, İşlenmemiş Gıda Enflasyonu Kısa Vadeli Tahminine Alternatif Bir Bakış, TCMB Ekonomi Notları, No. 16/13.” imzasını taşıyor.

Gıda fiyatlarında son dönemde gözlenen yüksek artışların, taze meyve-sebze grubu ile sınırlı kalmayıp, grup geneline yayılan bir yapı sergilediği belirtilen yazıda, şunlar kaydedildi:

“Alt gruplar özelinde arz şokları, döviz kuru gelişmeleri, ihracat imkânları, göreli fiyat ayarlamaları gibi birçok farklı unsurun belirleyici olması, gıda enflasyonunu sınırlamaya yönelik tedbirlerin geniş bir yelpazede ele alınması gereğine işaret etmektedir.

gida-enflasyon-gidahattiİşlenmemiş gıda fiyatları

İşlenmemiş gıda fiyatları hem oynak bir yapıya hem de genel tüketici fiyatlarına kıyasla daha yüksek bir artış eğilimine sahiptir. İşlenmemiş gıda fiyatlarının uzun dönem eğiliminin ima ettiği yıllık artış oranı yüzde 10,6’dır (Grafik 1). Bu artış eğilimi işlenmemiş gıdanın alt kalemlerine göre de farklılık göstermektedir. Taze meyve, sebze ve diğer işlenmemiş gıda fiyatlarının yıllık artış eğilimleri sırasıyla yüzde 8,3, yüzde11,5 ve yüzde 10,7’dir.

Son dönemde, işlenmemiş gıda geneline yayılan yüksek fiyat artışları gözlenmiş ve tüm alt gruplarda fiyat düzeyi uzun dönem eğilimlerinin üzerine çıkmıştır (Grafik 1). Bu dönemde, eğilimine kıyasla en olumsuz görünüm taze-meyve fiyatlarında izlenirken, sebze fiyatlarında kısmi bir düzeltme gözlenmiştir. Öte yandan fiyatların belli bir yönde daha uzun süre hareket ettiği ve sert düzeltmelerin nadir görüldüğü diğer işlenmemiş gıda grubunda görünüm bozulmuştur. Bu grupta 2016 yılı Şubat ayından bu yana eğilimin altında seyreden fiyatlar Haziran ayında tekrar eğilimin üzerine çıkmıştır.”

islenmemis-gida-enflasyonu-tuik-tcmb-gidahattiSebze fiyatlarında arz etkisi

Taze meyve-sebze alt grubunda, sebze fiyatları üzerindeki arz şoklarının etkisinin, nispeten kısa sürdüğü, gelen şokların etkisinin aksi yöndeki fiyat hareketleriyle hızlı bir şekilde ortadan kalkabildiği vurgulanan metinde, şu değerlendirmelere yer verildi:

“Sebze fiyatlarında hızlı düzeltmeler görülmesinde, ürün hasadının kısa sürede yapılabilmesi ve arzın sera üretimiyle desteklenmesi etkili olmaktadır. Buna karşılık, üretim süresine bağlı olarak meyve grubundaki arz şoklarının (don olayları vb.) etkisi daha uzun sürmektedir (Öğünç ve Sarıkaya, 2016). Eğilime yakınsama davranışının görece daha uzun bir zaman alabildiği meyve fiyatlarına ilişkin mevcut görünüm, gıda enflasyonu açısından kısa vadede önemli bir risk unsuru olarak öne çıkmaktadır.

gida-fiyatlari-enflasyon-1-gidahattiKırmızı ette arz eksikliği vurgusu!

Taze meyve ve sebzelerde eğilimin oldukça üzerinde seyreden fiyat düzeyi, baz etkisiyle de birleşerek, yüksek bir yıllık enflasyona işaret etmektedir. Bununla birlikte, diğer işlenmemiş gıda fiyatlarında 2016 yılının Ekim ayından bu yana gözlenen yüksek fiyat artışları da enflasyonun yayılımı bakımından önemlidir (Grafik 2). Özellikle kırmızı et ve mevsimsellikten arındırılmış beyaz et fiyatlarında Şubat 2017’den itibaren gözlenen yukarı yönlü hareket Haziran ayında da devam etmiştir. Kırmızı et fiyatlarındaki artış temelde yurt içi arz eksikliğinden kaynaklanırken, beyaz et fiyatları ihracattaki güçlü seyre bağlı olarak yukarı yönlü hareketini sürdürmüştür. Ancak bu ürünlerde fiyatlara doğrudan veya dolaylı olarak etki yapacak gümrük vergisi düzenlemelerinin, önümüzdeki dönemde fiyat artışlarını sınırlayabileceği de not edilmelidir.

islenmemis-gida-fiyatlari-tuik-tcmb-gidahattiPirinç ve bakliyatlarda ise geçmiş dönemde alınan bazı tedbirlerin etkisiyle fiyat artışları son dönemde yavaşlasa da birikimli fiyat artışları oldukça yüksek bir seviyededir (Grafik 2). Bu gelişmelerle, 2016 yılının Ekim ayından bu yana diğer işlenmemiş gıda grubunda birikimli enflasyon yaklaşık yüzde 20’ye ulaşmış ve böylelikle işlenmemiş gıda enflasyonundaki yüksek seyrin taze meyve-sebze ile sınırlı olmadığı gözlenmiştir.

Gıda enflasyonu ile mücadele

İşlenmiş gıda grubunda enflasyon görece daha sınırlı kalsa da yakın dönem eğilimleri itibarıyla benzer bir görünüm sunmaktadır. Bu grupta 2016 yılının Kasım ayından bu yana birikimli fiyat artışı kayda değer bir seviyededir. Özellikle döviz kurunun belirgin etkileri izlenmektedir. Katı-sıvı yağlar, kahve-kakao gibi ithal ürünlerin bulunduğu kalemlerde Türk lirasındaki değer kaybına bağlı olarak birikimli fiyat artışları yüksek seviyelere ulaşmış, ekmek-tahıl grubu fiyatları ise buğday fiyatlarındaki artışla yukarı yönlü seyrini sürdürmüştür (Grafik 3).

Sonuç olarak, gıda grubunda fiyatlar yakın dönemde döviz kuru, arz şokları, ihracat imkânları, göreli fiyat ayarlamaları vb. nedenlerle genele yayılan yüksek artışlar kaydetmiştir. Her bir alt grupta enflasyonun farklı unsurlardan etkilenebileceği tespitinden hareketle enflasyonla mücadelede çok araçlı bir tedbir setine ihtiyaç bulunduğu düşünülmektedir.”

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir