Meme kanserinin moleküler şifreleri çözülüyor!

-
Meme kanserinin moleküler şifreleri çözülüyor!

İstatistiklere göre kadınlarda görülen tüm kanserlerin yüzde 16’sını meme kanseri oluşturuyor. Ancak rakamlara bakıp umutsuzluğa kapılmamak gerekiyor. Zira erken tanı konan meme kanseri hastaları tam şifaya kavuşabiliyor.

Tıbbi Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Gökhan Demir, özellikle meme kanserinin moleküler biyolojisinin (yapısının) çözümlenmesiyle birlikte geliştirilen, hedefe yönelik tedaviler, akıllı ilaçlar ve hormon tedavilerindeki yeni yaklaşımların tedavi başarısını önemli oranda artırdığına dikkat çekiyor.

Dünyada onkolojik araştırmaların en fazla yapıldığı tümör gruplarından birini oluşturan meme kanserinin tedavisinde, son yıllarda yaşanan ciddi gelişmelerle birlikte yaşam süresi uzadığı gibi metastaz riski de düşüyor.

Bilimsel çalışmalar ilerliyor!

Meme kanseri konusunda uzun yıllardan bu yana sanattan spora her platformda farkındalık çalışmaları sürdürülüyor. Hem resmi, hem de sivil toplum kuruluşlarının bu alandaki çabalarıyla özellikle erken tanı konusunda kayda değer ilerlemeler sağlandığı da bir gerçek…

Bununla birlikte gerek yaşam tarzı değişiklikleri, gerekse çevresel faktörler nedeniyle meme kanseri tüm dünyada en sık görülen kadın kanserleri arasında liderliğini korumaya devam ediyor.

Bu konuda yürütülen bilimsel çalışmalar ise güzel haberler veriyor. Meme kanserinin şifreleri çözüldükçe yeni tedavileri geliştirmek mümkün olabiliyor. Böylelikle hastalıkla mücadelede tedaviler hastalara umut olmakla birlikte, meme kanserini kronik bir hastalık haline gelmesine de yardım ediyor.cilt-kanseri-2-gidahatti

Meme kanseri

Meme kanseri artık tek bir hastalık olarak değil, birbirinden farklı alt grupları olan bir hastalık olarak değerlendirilip tedavi ediliyor. Prof. Dr. Demir, moleküler anlamda kanserin böyle alt gruplara ayrılmasının hem tanı, hem de tedavi yaklaşımlarının değişmesinde son derece önemli bir dönüm noktası olduğunu söylüyor. Artık farklı seçeneklerle meme kanserinde tamamen kişiselleştirilmiş bir tedavi uygulandığını belirten Demir, meme kanserinin iki farklı ana alt grubundaki gelişmeleri ve tedavi yaklaşımlarını anlatıyor.meme-kanseri-gidahattimeme-kanseri-gidahatti

Meme kanseri için yeni tedavi yöntemleri

Bilindiği üzere meme kanseri tedavisinde bugüne kadar cerrahi, radyoterapi, kemoterapi ve hormonal tedaviler kullanılıyordu. Bu tedavi portföyüne Her2 pozitif hastaları için akıllı moleküller ve hedefe yönelik tedavilerin eklenmesiyle son derece etkileyici sonuçlara ulaşıldığını söyleyen Prof. Dr. Gökhan Demir, “Bahsettiğimiz tedavilerin ilki aslında yıllardır kullandığımız Trastuzumab etken maddesi olan bir molekül.

İleri evredeki hastalarda tedaviye bu molekülün eklenmesi başarıyı yüzde 35-40 arasında artırıyor. Bununla birlikte, erken evrede hastalığın tekrarlama riskini de önemli ölçüde azaltıyor” diyor. Son yıllarda bu akıllı iki yeni ilaç eklendi. Pertuzumab denilen ilk yeni molekülün tedavi portföyüne katılmasının, tümör hücresini etkisiz hale getirerek yok olmasını sağlayacak yeni bir stratejinin de gelişmesinde etkili olduğu belirtiliyor.1-7-nisan-kanser-haftasi-gidahatti

Akıllı ilaçların kombine tedavisi başarı oranını artırıyor

Kemoterapinin yanında bu iki ilacın kombine şekilde kullanılmasıyla bugün ileri evre meme kanserinin tedavisinde çok önemli gelişmelerin yaşandığını anlatan Prof. Dr. Gökhan Demir, ”Aynı zamanda ameliyat öncesi tümörün küçültülmesini esas alan neoadjuvan tedavide de etkileyici sonuçlar alınıyor. Öyle ki bu ikili ilaç birleşimini kullandığımız bazı hastalarda, tümör ameliyat öncesinde tamamıyla yok olabiliyor” diyor.

 

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir