İyi beslen, böbrek taşına ‘Hayır’ de…

-
İyi beslen, böbrek taşına ‘Hayır’ de…

Dayanılmaz ağrılara neden olan böbrek taşı oluşumunda genetik mirasın yanı sıra yanlış beslenme alışkanlıkları, günlük su tüketiminin yetersizliği ve aşırı ilaç kullanımının da etkili olduğunu belirten uzmanlar, böbrek taşı oluşumuna karşılık beslenmeye dikkat edilmesini öneriyor.

bobrek-tasi-www.gidahatti.comBöbrek taşı kişinin çok şiddetli bir ağrı ile doktora başvurmasına neden olan sebeplerden birini oluşturuyor. Ülkemizde taş hastalıkları yüzde 10 oranında görülüyor. Tedavi edilmeyen hastalarda taş hastalıklarının tekrarlama olasılığı yılda yüzde 7 iken, tedavi edilmiş ya da edilmemiş tüm hastaların yüzde 50’ sinde ise 10 yıl içerisinde tekrar ortaya çıkabiliyor.

Taş oluşumunun kişinin anatomik özelliklerine göre değişiklik gösterdiğini vurgulayan Üroloji Uzmanı Dr. Çağrı Güneri, “Hastalar genelde ağrı, mide bulantısı, terleme, idrarda yanma ve kanama gibi bulgularla acil servise başvururlar. Bunun yanında günümüzde rutin tarama testleri ve check-up arttığı için ultrason ya da tomografide tesadüfen taş tespit edilebilir” dedi. Güner, taştan korunma yöntemlerini şöyle anlattı:

“Günde 2 litre idrar çıkartacak kadar başta su olmak üzere sıvı tüketilmeli.

Tuz tüketimi kısıtlanmalı.

Aşırı et tüketiminden kaçınılmalı.

Günde bir adet limon ya da limonata tüketilmeli. (Sitrattan zengin gıdalar taş oluşumunu engeller)

Düzenli olarak spor yapılmalı.

Kişi aile öyküsü ya da daha önceden taş dökme öyküsüne sahipse şikayeti olmasa dahi mutlaka 6 ayda bir kontrole gitmeli.”

dr-cagri-guneri-www.gidahatti.comÜroloji Uzmanı Güner, böbrek taşı tedavisi konusunda da şu bilgileri verdi:

“Böbrek taşlarının tedavisi medikal ve cerrahi tedavi olmak üzere ikiye ayrılıyor. Öncelikle hastanın taşını kendi kendine dökme ihtimalini artırıcı bazı ilaçlar kullanılarak hasta takip ediliyor. Bu noktada böbreğin tehlikede olmadığından emin olmak gerekiyor. Böbrek tehlikedeyse o zaman acilen cerrahi müdahale gerekiyor. Bazı metabolik hastalıklarda özellikle de çocuklarda görülen taş hastalıklarında ve analiz yapılan hastalarda taşın kimi zaman büyümesini engellemeye yönelik kimi zaman da taşı eritmeye yönelik ilaç tedavi seçeneklerimiz bulunuyor.

Endoskopik lazer cerrahisi, böbrek içerisindeki 5 milimetre ve üzerindeki taşlara uygulanıyor. Ancak burada da taşta boyut sınırı bulunmuyor. Hastadan hastaya değişen kararlar veriliyor. Bazı hastalar 1 santimlik taşı kendi kendine dökebiliyorken, bazı hastalar 3 milimetrelik taşı dökemiyor. Bu durum kanalda tıkanıklığa ve böbrekte şişmeye neden oluyor. Tedavi hasta bazlı düşünülüyor ve genel olarak ameliyatlık bir taş tespit edildiğinde tedavi seçenekleri hastaya sunuluyor. Eskiden taş cerrahisinde bütün ameliyatlar açık yapılırdı. İlerleyen yıllarda endoskopik yolla mesanedeki, üreterdeki taşlar alınmaya başlandı. İlerleyen teknoloji ile böbrekteki taşlara ‘perkütan’ adı verilen, hastanın yan tarafından açılan 1,5 santimlik bir delikle yapılan ameliyat devreye girdi. Son olarak da idrar deliğinden girilerek, böbreğin en ücra yerine ulaşabilmenin mümkün olduğu, ‘flexible renoskop’ adı verilen aletle böbrek içerisindeki tüm taşları kırmak mümkün. Hangi yöntemin tercih edileceği ise taşın büyüklüğüne ve pozisyonuna göre değişiyor.”

GIDAHATTI DERGİSİNİ ÜCRETSİZ İNDİRİN

android Apple

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir