ISO’dan Dünya Sağlık Örgütü’ne tepki

-
ISO’dan Dünya Sağlık Örgütü’ne tepki

Uluslararası Şeker Örgütü’nün (ISO) 17-18 Kasım 2015 tarihlerinde Londra’da yapılan seminerinde, Dünya Sağlık Örgütü’nün Beslenme Kılavuzu’nun ele alındığı oturuma katılacağı bildirilen DSÖ yöneticisinin gelmemesi tepki çekerken, DSÖ’nün şeker ile ilgili tavsiyelerini, bilimsel araştırma bulgularına dayandırmadan ve bulgulara rağmen yaptığı kaydedildi.

ISO seminerindeki oturuma katılmak yerine, önceden kaydetmiş olduğu bir sunum videosu gönderen DSÖ Beslenme ve Sağlık Bölümü Yöneticisi Dr. Francesco Branca, küresel sağlık harcamaları yüküne dikkat çekti, yılda 4.4 milyon kişinin yüksek vücut kitle endeksine bağlı hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini belirtti. Obezitenin gelir düzeyi yüksek ülkelerin olduğu kadar orta gelir düzeyindeki ülkelerin de bir problemi haline gelmekte olduğunu belirten Branca, 5 yaş öncesi çocuklarda görülen obezitenin ciddi bir sorun olduğunu vurguladı.

DSÖ’nün tavsiye kararı alma sürecine değinen Branca, dışarıdan eklenmiş şeker tüketiminin yaşam boyunca azaltılması, enerji alımının %10’unun altında tutulması gibi şiddetli tavsiyeler yanında %5’in de altına düşürülmesi gibi şartlı tavsiyelerin de bulunduğu son kılavuzda yer alan şekerlerle ilgili tavsiyeleri aktardı. Branca bu tavsiyeleri şekerlerin diş çürümesi üzerindeki kanıtlanmış etkisine dayandırırken, obezite ve şeker tüketimi arasında paralellik bulunduğunu düşündüklerini, ancak literatürde bu konuda yeterli kanıt olmadığı için tavsiyelerini doğrudan buna dayandıramadıklarını ifade etti. Kılavuzda yer alan bebeklerin anne sütü ile beslenmesi, yağ tüketiminin sınırlanması, bol bol meyve ve sebze tüketilmesi gibi beslenme ile ilgili diğer tavsiyelerden de bahseden Branca’nın videosu sürdürülebilirlik konusuna dikkat çekerek sona erdi.

ISO Dünya Şeker Araştırmaları Örgütü Yöneticisi Dr. Roberta ReDaha sonra kürsüye gelen Dünya Şeker Araştırmaları Örgütü Yöneticisi Dr. Roberta Re, misyonlarının bilimsel araştırmalar yaparak DSÖ’nün kılavuzu gibi tavsiye metinlerine katkıda bulunmak olduğunu aktardı. DSÖ’nün raporunu değerlendiren Re, risk değerlendirmesinin yeterince yapılmadığını, yeterli miktar ve kalitede bilimsel kanıt olmaması durumunda tavsiyede de bulunulmaması gerektiğini açıkladı.

Obezitenin çok yönlü bir problem olduğunu dünya obezite haritası üzerinde gösteren Dr. Re, sorunun tek başına herhangi bir gıda bileşenine bağlanamayacağını söyledi.

Soruları da yanıtlayan Dr. Re, Türkiye Şeker Kurumu’ndan Salih Arıkan’ın sorusu üzerine, ekolojik çalışmalara dayanılarak, diğer etkenler değerlendirilmeden tavsiyelerde bulunulmasının yanlış olduğunu kaydetti.

Dr. Roberta Re bir başka soruyu yanıtlarken de, DSÖ’nün taslak metni görüşe açıldığında ellerindeki bilimsel kanıtları derleyerek sunduklarını, ancak nihai raporun yayınlanması ile bunların hiçbirinin dikkate alınmadığını gördüklerini belirtti. Dr. Re, DSÖ’nün tavsiyelerinde fayda-zarar dengesini olması gerektiği şekilde değerlendirmediğini, şeker tüketiminin tamamıyla kaldırılması ile şekerin yerine geçecek diğer gıda bileşenlerinin obezite veya diğer sağlık riskleri üzerinde etkisinin neler olabileceğinin ortaya koyulmadığını vurguladı.

Oturum dinleyicilerinden birisinin “DSÖ tavsiyelerini delillere dayanarak değil delillere rağmen yapmaktadır” ifadesi katılımcılardan alkış alırken, geçen yıl yapılan toplantıda da şekerlerle sağlık ilişkisi konusunda pek çok delilin sunulduğuna, yine de DSÖ’nün diyalogdan kaçındığına değinildi, bilimsel anlamda diyalog kurulmasının önemli olduğu vurgulandı.

Özellikle az gelişmiş ülkelerde DSÖ tavsiyelerinin doğrudan politika olarak benimsendiğine dikkat çeken Afrika Şeker Derneği temsilcisi, şekerin de, sağlıklı yaşam biçiminin de ön plana çıkarıldığı Meksika’nın örnek alınması gerektiğini söyledi.

Fas Şeker Tüketicileri Derneği üyesi ise DSÖ’nün dünya çapındaki örnek olayları dikkate almadığını belirterek, şeker tüketiminin azalmasına rağmen obezitenin arttığı bölgeleri örnek olarak gösterdi. Fas’ta da kırsal kesimde şeker tüketimi şehirlere göre çok daha fazlayken, obezite oranlarının kırsal kesimde daha düşük olduğuna dikkat çeken Fas’lı temsilci, bunun kırsal kesimde sürdürülen hareketli yaşam tarzına bağlı olduğunu ifade etti.

DSÖ konuşmacısının daveti kabul edip gelmemesinin DSÖ’nün 20 yıldır sürdürdüğü yaklaşımdan farklı olmadığı vurgulanan oturumda, dinleyicilerin ortak görüşü diyaloğun, ülkeler bazında konu üzerindeki tartışmalara aktif olarak katılımın elzem olduğu yönünde oldu.

ISO Dr. Roberta Re Rint Akyüz, İlknur MenlikOturumda son kez söz alan Dünya Şeker Araştırmaları Örgütü Yöneticisi Dr. Roberta Re, obezitenin kamu sağlığı organizasyonları tarafından fazla basite indirgenen bir konu olduğunu, atılacak adımların olumlu ve olumsuz yanlarının iyi değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. DSÖ’nün tavsiyelerinin toplum sağlığı açısından fayda sağlayacağına inanmadığını vurgulayan Dr. Re, şekerin tüm paydaşlarının kendi ülkelerinde tartışmalara aktif olarak katılmalarını istedi, ihtiyaç duyulan bilimsel kanıtları kurum olarak sağlayabilecekleri güvencesini verdi.

Seminere katılan Nişasta ve Glikoz Üreticileri Derneği (NÜD) Başkanı Rint Akyüz ve Gıdahattı Dergisi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İlknur Menlik, oturumdaki sunumunun ardından Dünya Şeker Araştırmaları Örgütü Yöneticisi Dr. Roberta Re ile bir araya geldi.

http://www.gidahatti.com

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir