İsmi kulağa hoş geliyor ama fiyatı cep yakıyor

-

Hiçbir kimyasalın kullanılmadığı sebze ve meyveleri tüketmek moda oldu. Üretimi zahmetli olması nedeniyle ürünlerin pahalı satılması tüketicinin ilgisini zayıflatıyor.

Son yıllarda beslenme uzmanları en kulak verilen meslek grupları arasına girmiş durumda. Bu yüzden insanlar “ne yesek ne içsek de sağlıklı kalırız” düşüncesi ile yatıp kalkıyor. Tüketici bilincinin artması ve insanların sağlıklı yaşama arzusu organik ürünlere ilgiyi üst seviyelere çıkardı. Bu gelişmeyle birlikte organik ürünler sektörü hızla büyümeye devam ediyor.

SERTİFİKA ALMAK ZOR

Literatürde organik tarım, ”İnsan sağlığına ve çevreye zarar vermeyen, üretimde hiçbir kimyasal girdi kullanılmadan, tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı tarımsal üretim “ olarak tanımlanıyor. Uluslararası sertifikasyon kuruluşları tarafından sertifikalandırılan organik üretim tesis ve tarlalarını Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı üretimin her aşamasında denetliyor. Organik ürün üretilecek tarlanın sertifika alabilmesi için 2 yıl hiçbir tarım ilacı veya kimyasal kullanılmadan boş olarak nadasa bırakılması gerekiyor. Toprak analizi ve diğer teknik analizlerden sonra, şartlara uygun olan arazilere organik ürün sertifikası veriliyor.

İstanbul’daki organik ürün satan pazarlarda fiyatları yerinde incelediğimizde, organik ürünlerin fiyatlarının market ve semt pazarlarına göre yüksek olduğunu gözlemledik. Marketlerde normal tarla domatesinin kilosu 2 TL’ye satılırken, organik pazarda rakam 8 TL’ye çıkıyor. Türkiye’deki 500 milyon dolarlık ekolojik ve organik ürün pazarı içinde tüketim oranı yüzde 15-20 civarında kalıyor.

Ziraat Mühendisleri Odası Mersin Şube Başkanı Kemal Karaoğlu, organik ürün yetiştiriciliğinin zahmetli olması nedeniyle fiyatının yüksek olduğunu söyledi. Karaoğlu, “Bir defa tarlayı 2 yıl boyunca boş bırakacaksınız. Örneğin organik patates üretecekseniz, sertifikada patates tarlasına seyyar tuvalet yapmanız gerektiği şart koşuluyor. Organik tarımda amaç sağlıklı ürün olduğu için kimyasal gübre ve diğer ürün artırıcı kimyasallar kontrollü olduğundan maliyetler artıyor. Örneğin organik domates 10 TL, hıyar 5 TL’ye satışa sunuluyor. Haliyle tüketicilerimiz de organik olup olmadığına değil, fiyatlara bakarak alışveriş yapıyor. Fiyatın yüksek olmasından dolayı organik ürünler Türk tüketicisinin ilgisini çekmiyor” dedi.

23szt08a_ist-izm-ant-ank-trb

“NE ORGANİĞİ HEPSİ AYNI TARLADAN”

Türk Bostan Sebze Meyve Komisyoncu ve Tüccarları Federasyonu (TÜMESKOM) Başkanı Burhan Er, “organik ürün” adı altında sebze ve meyvenin yüksek fiyata satıldığını iddia etti. ”Ne organiği hepsi aynı tarlalarda yetişiyor” diyen Er, bazı fırsatçıların İstanbul halinde sebze meyve alarak organik ürün diye vatandaşlara sattığını belirtti. Er, “Sertifikalı, organik adı altında vatandaşlarımızın ceplerinden paraları alınıyor. Ne yani milyonlarca çiftçimiz kötü üretici mi? Organikçilere kalacak olsak, Türk insanı domatesin kilosunu 100, hıyarın kilosunu 80 TL’ye yiyecek” dedi.

www.sozcu.com.tr

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir