Hububatta ‘4 milyar lira’ toprakta kalıyor

-

Konya Ticaret Borsasının (KTB) yaptığı araştırmaya göre, hububatta hasat sonrası tarlada bırakılan sap ve samanın ekonomik değeri yaklaşık 4 milyar lirayı buluyor.

Hububat ambarı Konya’da, Ticaret Borsasının yaptığı araştırmada, hasadı yapıldıktan sonra toprağa terk edilen sap ve samanın, ülke ekonomisine maliyetinin yaklaşık 4 milyar lira olduğu belirlendi. KTB Başkanı Hüseyin Çevik: “Saman ve sap, ekonomik katma değer sağladığı için üreticimiz bilinçli bir şekilde bunları tarladan sıfıra yakın şekilde almaya çalışıyor. Bu bilinçlenmenin ülkemiz genelinde yaygınlaşması, 3,5 milyar lira ile 4 milyar lira arasında ekonomiye katkı sağlayacaktır”

Sap ve samanın topraktan sıfıra yakın şekilde alınması, hem anız yakımının azalmasına hem de toprak erozyonunun önüne geçiyor.
KTB Başkanı Hüseyin Çevik, bu sezon hububat hasadının sonuna yaklaşıldığını, arpa ve buğdayını kaldıran çiftçinin tarlada kalan sap ve samanı yakmaması gerektiğini söyledi.

Üretim yapan çiftçinin tarladaki her unsuru “milli servet” olarak değerlendirmesi gerektiğini vurgulayan Çevik, “Saman ve sap, ekonomik katma değer sağladığı için üreticimiz bilinçli bir şekilde bunları tarladan sıfıra yakın şekilde almaya çalışıyor. Bu bilinçlenmenin ülkemiz genelinde yaygınlaşması, 3,5 milyar lira ile 4 milyar lira arasında ekonomiye katkı sağlayacaktır.” diye konuştu.

Hayvancılıkta kaba yem denilen hayvan gıdasının önemli bir bölümünün sap ve samandan oluştuğunu hatırlatan Çevik, üreticideki bilinç ve hassasiyetin hayvancılıkta maliyetin aşağıya çekilmesinde önemli unsur olduğunu dile getirdi.

 YAĞIŞLAR ÇİFTÇİNİN MASRAFLARINI YÜZDE 50-60 AZALTTI 

Çevik, Türkiye genelinde hububat rekoltesinin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile uluslararası bazı firmaların verilerine göre geçen yıla oranla yüzde 7 ila 8 arasında arttığını belirtti.

Bu seneki yağışların, çiftçi için üretim maliyetini düşürdüğüne dikkati çeken Çevik, şunları kaydetti: “Yağışların en önemli katkılarından biri çiftçimizin enerji tüketimi olarak harcadığı sulama, damlama sulama ve mazot gibi ihtiyaçlarını azaltmış olmasıdır. Bunu rakamsal olarak açıklamak gerekirse kurak dönemde bir çiftçimizin ortalama 20 bin lira gideri vardı. Fakat bu sene alınan bereketli yağışlar çiftçimizin yüzde 50-60 masraftan kar etmesini sağladı. Çiftçimiz geçen yıl ektiği tarlaya 6 kez su verirken bu sene 2-3 sulamada verimini aldı.”

ANIZ YAKILMAMASI UYARISI 

Çevik, hububatın kaldırılmasının ardından anız yakan çiftçilere de uyarılarda bulundu. Tarım alanlarının gelecek nesillere sağlık şekilde bırakılması gerektiğinin altını çizen Çevik, “Anız, hububat kaldırıldıktan sonra toprağa karışırsa organik yapısını güçlendiriyor.

Toprağın en verimli derinliği 10-15 santimetreye kadar olan kısmıdır. Eğer anızı yakmaz, toprağa karıştırırsak bir sonraki yıl daha yüksek verim alınır. Anızın yakılmasıyla topraktaki organikler de yanmış oluyor. Bu da çiftçimize, milli servete ve soluduğumuz havaya zarar veriyor.” ifadelerini kullandı. Çevik, anız yakımının toprak erozyonuna sebebiyet verdiğini, bu konuda caydırıcı cezalar verilmesi gerektiğini anlattı.

www.hurriyet.com.tr

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir