Hayvan yemlerinin yüzde 80’i GDO’lu

-
Hayvan yemlerinin yüzde 80’i GDO’lu

BESD-BİR Başkanı Dr. Sait Koca, “GDO tartışması Türkiye’de abartılıyor GDO gerçeğine alışmak zorundayız. Bence tüketici için bir risk yok” dedi.

BESD-BİR Başkanı Dr. Sait Koca, karma yem üretiminin tamamen dışa bağımlı olduğunu belirterek, “Üretilen yemin yüzde 40-50’si ithal ediliyor. İthal edilen hammaddelerin yüzde 70-80’i Genetiği Değişitirilmiş Organizma (GDO) riski taşıyor. Hammadde olarak kullandığımız soya fasulyesinin önemli bir kısmı GDO’lu. Zira Dünya’da ticarete arz edilen soya fasulyelerinin yüzde 90’ından fazlası GDO’lu” diye konuştu.

Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçıları Birliği Derneği (BESD-BİR) Başkanı ve Beypiliç Genel Müdürü Dr. Sait Koca, Abant’ta Taksim International Hotel’de basın toplantısı düzenleyerek son dönemde tavuk sektörü ile ilgili tartışılan GDO ve antibiyotik konularına açıklık getirerek yeni yatırım ve ihracat hedeflerini anlattı.

ANTİBİYOTİĞE İNANMADIM

GDO’nun doğrudan piliç üretimi ile ilişkilendirilmesini doğru bulmadığını söyleyen Koca ithal edilen GDO’lu yem hammaddelerinin kırmızı et, süt, yumurta balık üretiminde de kullanıldığına dikkat çekti.
Bu durumun kesinlikle sakıncalı olmadığını dile getiren Koca şunları söyledi: “Ülkemizde Biyogüvenlik yasası vardır, ithalat bu yasanın denetiminde gerçekleştirilmektedir. Dünyada, GDO’lu ürünlerin üretimi her geçen gün artmaktadır. Bu bir süreçtir ve engellenemez. Ayrıca; yemdeki GDO hayvan tarafından parçalanıyor ürüne kesinlikle geçmiyor. GDO tartışması Türkiye’de abartılıyor. GDO’ların amacı düşünüldüğü gibi daha çok üretim ve kazanç değil. Daha az tarımsal ilaç kullanarak daha sağlıklı çevreye daha az zarar veren bir üretimi sağlıyor. Bunun yanında riskli GDO’lu ürünler de var. Ama hammadde olarak kullanılan soya fasulyesinin hiçbir riski yok.”

Tavukların daha kısa sürede daha hızlı büyümesi için hormon ve antibiyotik kullanıldığı yönündeki iddianın doğru olmadığını ifade eden Koca, “Ben ziraat mühendisiyim ve uzmanlık alanım yemler ve hayvan beslemedir. Ben antibiyotiğin büyütme faktörü olarak kullanılmasının yararına hiçbir zaman inanmadım. Antibiyotiklerin büyütme faktörü olarak kullanımının Avrupa’da ve Türkiye’de 2006 yılında yasaklanmasından önce de yemlerde kullanmıyordum” dedi.

Yumurta işine giriyor

Beypiliç’in yeni yatırımlarını da anlatan Dr. Sait Koca 2016’da günlük 1.5 milyon adet sofralık yumurta üretimi kapasitesine sahip tesislerinin devreye gireceğini belirtti.
Koca, “Şu an 2.788 kişi istihdam ediyoruz. Yeni yatırımlarımızla birlikte 2020 yılında 7.000 kişiyi istihdam ederiz” dedi. Çin’in en büyük tavuk ayağı alıcısı olduğunu belirten Koca “Bu ülke ile Türkiye arasında hayvansal ürün ticaretine izin veren anlaşmalar yapılmadığı için ürettiğimiz ayakları dolaylı yoldan göndermek zorunda kalıyoruz” diye konuştu.
Başkan Koca, “Aracılara ödenen paralar ve çifte nakliyat nedeniyle ton başına zararımız en az 300 dolar. Beypiliç olarak 2015’te tavuk ayağından 1.5 milyon dolar az gelir ettik. Sektörün kaybı ise 14 milyon dolar dolayında” açıklamasında bulundu.

SAİT KOCA

 SAİT KOCA

‘Yutmayız’ kampanyası başlattı

BESD-BİR Başkanı Dr. Sait Koca’nın, GDO’lu yemlerin bir sakıncası olmadığını açıklamasına karşın, çevreci kuruluş Greenpeace beyaz et sektöründe GDO’lu yem ve antibiyotik kullanımına karşı “Yutmayız!” kampanyası sürdürüyor.
Greenpeace Akdeniz Tarım ve Gıda Kampanya Sorumlusu Tarık Nejat Dinç, tavuk şirketlerinden 2020 yılına kadar tüm üretim zincirini sağlığa ve çevreye zarar vermeyecek şekilde yeniden düzenlemesini talep ettiklerini söyledi. Beyaz et üreticisi şirketlerin çağdışı üretim metotlarından vazgeçmesini isteyen Dinç, “Şirketler, tavukların hızlı büyümeleri amacıyla antibiyotik kullanımına son versin. GDO’dan vazgeçilmesini ve üretim zincirinde ilaç ile kimyasal gübrelerden uzaklaşılmasını istiyoruz. Taleplerimiz sadece sağlığımızı değil, aynı zamanda tavuk endüstrisinin çevreye yönelik tehditlerinin de son bulmasını amaçlıyor. Hayvancılık sektörü ise geçen yüzyıldan kalma üretim modeliyle bu yeni eğilime ayak uyduramıyor” dedi.
Greenpeace’in “Dünyayı Tüketmek” raporunda yer alan verilere göre, 42 günlük iken en fazla 435 gram olması gereken tavuk, antibiyotikler yüzünden 2.5 kilogram oldu. Tavuklar, bir kilo alabilsin diye atmosfere 2.35 kg karbondioksit salındı,
4 ton su harcandı.

www.sozcu.com.tr

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir