GDO’lu somonlar ABD’de market raflarına çıkıyor

-
GDO’lu somonlar ABD’de market raflarına çıkıyor

GDO serbestliğinde en ileri düzenlemelere sahip olan ABD’de son olarak, iki kat daha hızlı gelişen ve 2-3 kat büyüklüğe oluşan GDO’lu somonların satışına da izin çıktı. ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), genetiği değiştirilmiş somonların tüketimine onay verdi.

fda-logo-804463ABD’de GDO’lu somonların tüketimine ilişkin uzun süredir devam eden tartışmalara son noktayı, FDA koydu. Genetiği değiştirilmiş (GD) somonların tüketilebileceğini duyuran FDA’nın açıklamasında, söz konusu balıkların tüketilmesinde bir sakınca olmadığı ve çevreye herhangi bir zararının bulunmadığı vurgulandı.

Bu gelişme ile somonun insan tüketimine izin verilen ilk genetiğiyle oynanmış hayvan türü olacağı belirtilirken, her biri 3 ila 5 kilogram ağırlığı arasında ve 60 cm uzunluğunda olan dev somonların, normalde 3 yılda büyüyen Atlantik somonundan farklı olarak 18 ayda yetiştiği bildirildi.

SomonFDA’nın aldığı karar çevreci grupları da  harekete geçirdi. Genetiği değiştirilmiş somonların uzun vadede insanlarda geri dönüşü olmayan hastalıklara yol açacağını savunan çevreciler, söz konusu balıkların üreme çiftliklerinden kaçıp doğada başka türden balıklarla çiftleşerek genlerini aktarmasından endişe ediyor.

FDA’nın transgenik balığın tüketimine onay vermesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Nazimi Açıkgöz, şunları söyledi:

nazimi-acikgoz-11-11-2015“GDO somonlar yılın her döneminde gelişebilme ve dolayısıyla hızlı büyümektedirler. Hâlbuki normal somon yalnız sıcak aylarda gelişebilmektedir. Pazarlanma olgunluğuna erişim ise normal somonlardaki 30 aydan, 16-18 aya inebilmektedir. Yetiştirilmelerinde de maliyet azalmaktadır. Çünkü transgenikler %10 daha az yem tüketmektedirler. Deniz ürünlerine talebin yıldan yıla ortalama %12 artış gösterdiği günümüzde böyle bir seçeneğin, toplum sağlığına da olumlu katkısı olacağı beklenmektedir.

Hiçbir balık türü, şu anda benzer bir performansı gösterememektedir. Bir firmanın (AquaBounty-Massachusetts, ABD) rutin melezleme ile değil de, biyomühendislik yöntemlerle geliştirdiği transgenik Atlantik somonu, yüksek performansla tüketiciye ulaşmayı hedefliyor.

Atlantik somonuna (Salmo salar), uzak akraba balıklardan iki ayrı gen [büyüme hormon geni – Chinook salmon (Oncorhynchus tshawytscha) ve antifiriz geni – ocean pout (mutton fish, Zoarces americanus)] transfer ediliyor. Aynı türden yapılan gen transferinde ürüne sisgenik denilmektedir. Fakat biyoteknoloji mevzuatı henüz bu ayırımı ele alacak durumda değildir.

Üretimi denizde ağ veya tank sistemleri ile değil de, karada tanklarda gerçekleştirilmesi planlanan bu tür somonun üretimi yalnız steril (üreyemeyen) dişilerle yapılacaktır. Yeni transgenik somon lezzet, renk, vitamin, mineral, yağ asidi, mineral ve diğer bileşenlerce normal somondan herhangi bir fark göstermemektedir.

GDO’lara karşı olanların endişeleri tek taraflı olarak dinlendiğinde onlara katılmamak elde değildir. Doğal transgenik somonun doğadaki populasyonlarla melezlenebileceği ve adeta dünya mirasını yok edeceği savunulmaktadır. Firmanın karşıt görüşü ise üretimde triploid (steril, üreme kabiliyeti olmayan) dişi balıkların kullanılacağı ve üretimin okyanusta veya denizlerde ağ veya tank sistemiyle değil de okyanuslardan uzaklarda karada, tanklarda yapılacağı şeklindedir.

Yine karşıtların transgenik somonun beslenmesi ve gelişmesi için kendisinin üç misli protein kaynaklı yem gerektiğini ve dolayısıyla var olan yem olanaklarının somona yetemeyebileceği ve hatta kaynakları kurutabileceği endişesi vardır. Teknoloji sahiplerinin görüşleri bu konuda henüz kristalize olmuş değilse de, yem konusunun sorun olmayacağını savunuyorlar.

Çok daha ekstrem düşünenler karada tanklardaki üretimin de tehlikeli olacağını savunuyorlar. Kasırga-hortum gibi doğa olaylarının eksik olmadığı ABD’de anaç genotiplerin okyanuslara ulaşımının risk olasılığından bahisle transgenik somonların tesciline karşı çıkılıyordu. Firmanın bu konuda görüşü ise bu tip tehlikelerden dahi etkilenmeyecek coğrafyaların seçileceği şeklindedir. Nitekim pazara sürümle ilgili olarak üretimin yalnız Panama ve Kanada’da yapılmasına izin vermektedir.

FDA ürünün pazarlanma aşamasına ‘GDO’lu üründür’ benzeri etiketlemenin, firmanın isteğine bırakıldığı şeklinde de bir açıklamada bulunmuştur.”

GIDAHATTI DERGİSİNİ ÜCRETSİZ İNDİRİN

android Apple

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir