G20 Zirvesi, terörle mücadele ve küresel ekonomi mesajlarıyla sona erdi

-
G20 Zirvesi, terörle mücadele ve küresel ekonomi mesajlarıyla sona erdi

Dünya liderlerinin katılımıyla 15-16 Kasım 2015 tarihlerinde Antalya’da düzenlenen G20 Zirvesi’nin Sonuç Bildirgesi, ev sahipliğini yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklandı. “G20 ülkeleri, terörizmle mücadele konusunda güçlü bir duruş ortaya koydu” diyen Erdoğan, gıda güvenliği başlığı altında gıda kayıpları ve israfın azaltılması konusunun da ilk kez G20 gündemine taşındığını kaydetti.

G20 Sonuç Bildirgesi Cumhurbaşkanı ErdoğanTürkiye’nin dönem başkanlığı ve ev sahipliğinde gerçekleştirilen G-20 Antalya Liderler Zirvesi’nin sonuçlarını paylaşmak üzere bir basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamasına, 1 Aralık 2014 tarihinde Avustralya’dan devralınan G-20 dönem başkanlığını, zirve ile birlikte başarıyla tamamladıklarını belirterek başladı.

Antalya Zirvesi Sonuç Bildirgesi’nin, G-20’nin önümüzdeki dönem çalışmalarını şekillendirecek önemli bir belge olduğuna inandığını ifade eden Erdoğan, 2016 yılı için G-20 dönem başkanlığını, Çin Halk Cumhuriyeti’ne devrettiklerini bildirdi.

Zirve öncesinde Paris’te yaşanan terör saldırılarının, liderler olarak kendilerini derinden üzdüğünü ve söz konusu terör saldırılarını şiddetle kınayıp Fransa’nın acılarını paylaştıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2015 Antalya Zirvesi’nin en önemli sonuçlarından birinin, dünya ekonomisinin ve nüfusunun çok büyük bir bölümünü temsil eden G-20 ülkelerinin terörizmle mücadele konusunda güçlü bir duruş ortaya koymuş olmaları olduğunu kaydetti. Erdoğan, “2008 yılından beri G-20 Zirvelerine katılan bir liderim. Başından beri söylediğim bir şey var: ‘Küresel barış ve istikrar sağlanmadan, güçlü bir küresel ekonomiden bahsetmemiz mümkün değildir. Dolayısıyla G-20’nin küresel istikrarı doğrudan etkileyen meseleleri görmezlikten gelmek gibi bir lüksü olamaz.’ Bu anlayışla, zirvede finansal konuların yanı sıra, terörizm ve mülteci krizini de ele aldık. Biz Türkiye olarak, terörizmin ne olduğunu çok iyi bilen, bunun ağır sonuçlarıyla 1970’li yıllardan beri yüzleşen bir ülkeyiz” dedi.

Terör örgütleri arasında ayrım yapılmaksızın bu tehditle kararlı bir şekilde mücadele edilmesi gerektiğinin altını çizen Erdoğan, terörle mücadele konusunda uluslararası iş birliği noktasında üzerlerine ne düşüyorsa yapmaya hazır olduklarını açıkladı. Erdoğan, “Bu mücadelede samimi bir uluslararası iş birliği ve dayanışma şarttır. Terörün inancı, kökeni, bölgesi yoktur. Terörizmi herhangi bir dinle ilişkilendirmek son derece yanlış olduğu gibi, böyle bir tavır, o dinin mensuplarına yapılacak en büyük hakarettir. Zira bütün dinler için hayat hakkı kutsaldır. Terör örgütleri arasında ayrım yapılmaksızın bu tehditle kararlı şekilde mücadele edilmelidir. Bu örgütler arasında ayrım yapan herkes, her ülke, bizim gözümüzde, terörizmle mücadele konusunda büyük bir hata içindedir” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 liderleri olarak terör örgütleriyle ayrım gözetmeksizin mücadele konusunda görüş birliği içinde olduklarını belirterek, “Özellikle, G-20’de temsil edilen ve içinde bizim de bulunduğumuz Müslüman liderler olarak, İslam’la hiçbir ilgisi olmayan DAEŞ terörüne ve vahşetine karşı ortak sorumluluklarımız üzerinde durduk” açıklamasında bulundu.

Terörizmle mücadele ile mülteci krizine çözüm bulma çabalarının birlikte yürütülmesi gerektiğine ve bu insani krizle mücadelede samimi bir dayanışmanın ortaya konması gerektiğine değinen Erdoğan, “G-20 olarak bu konuda dünyaya örnek teşkil etmemiz gerektiğine inanıyorum. Suriye’de insani güvenlik bağlamında atılması gereken adımlar daha fazla geciktirilmeden hayata geçirilmelidir. Bunu başarabilirsek, daha iyi bir gelecek konusunda tüm insanlığın güçlü bir umut beslemesine katkı sağlamış oluruz. Bu, bizim için en az, ‘güçlü, sürdürülebilir ve dengeli büyüme’ kadar önemli bir hedeftir. Bunu birlikte yapabiliriz” şeklinde konuştu.

“Sorunlar, küresel ölçekte iş birliği gerektiriyor”

2015 yılında karşı karşıya kalınan sorunların çoğunun, küresel ölçekte iş birliği gerektirdiğine, bu bakımdan G20 platformunun, sadece üye ülkeler için değil, tüm dünya için önemli bir imkân olduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, dönem başkanlıklarında G-20’nin bu yönünü öne çıkarma ve güçlendirme çabası içinde olduklarını belirtti. Bu dönemde öncelikleri ‘kapsayıcılık’, ‘uygulama’ ve ‘yatırımlar’ olarak üç temel kavram etrafında tanımladıklarını hatırlatan Erdoğan, ‘kapsayıcılık’ kavramının daha fazla ve kaliteli istihdam oluşturulması, hayat standartlarının yükseltilmesi, eşitsizliklerin giderilmesi ve refahın yaygınlaştırılması bakımından önemli olduğunu, bu ilkeyi öne çıkartırken, başta kadınlar ve gençler olmak üzere, ekonomik büyümeden bütün kesimlerin daha fazla pay alabilmesini sağlamayı amaçladıklarını söyledi. Bu kavram bağlamında dönem başkanlıklarında G20’nin 5 açılım grubuna, 6’ncı olarak KADIN20’yi dahil ettiklerini hatırlatan Erdoğan, Çin Devlet Başkanı Şi’nin de önümüzdeki yıl yapacakları zirvede ‘kapsayıcılık’ kavramını korumaktan yana olduğunu açıkladığını vurguladı.

Zirvede, küresel ekonomiyi etkileyen temel zorluklar arasında 5 hususun üzerinde durarak bunları ayrıntılı olarak ele aldıklarını açıklayan Erdoğan, bunları; ‘emtia fiyatlarında, özellikle de petrol fiyatlarındaki düşüş’, ‘gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye hareketlerindeki yavaşlama’, ‘küresel ticaretteki yavaşlama ve bunun büyümenin önünde ciddi bir engel olması’, ‘döviz kurlarında görülen sert hareketlerin finansal piyasalarda yol açtığı dalgalanma’ ve ‘devam eden jeopolitik riskler’ olarak sıraladı. ABD’de faiz oranlarının artırılmasının küresel ekonomiye etkileri üzerinde de durduklarını sözlerine ekleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu durumun, özellikle gelişmekte olan ülkelere muhtemel yansımalarının ve finansal piyasalardaki sonuçlarının dikkatle izlenmesi gerektiğinin altını çizdiklerini; liderler olarak, yapısal reformların makroekonomik politikalarla desteklenmesi gerekliliğini vurguladıklarını açıkladı.

“Artık konuşma değil, uygulama zamanı gelmiştir”

Zirvede büyüme stratejilerinin etkin bir şekilde uygulanması gerektiği konusunda da mutabık kaldıklarını ifade eden Erdoğan, dönem başkanlığı olarak, “Artık konuşma değil uygulama zamanı gelmiştir” dediklerini hatırlattı ve “Liderler olarak kabul ettiğimiz Antalya Eylem Planı’nda, güncellenmiş büyüme stratejilerini, uygulama takvimlerini ve bu yıl ilk kez hazırlanan hesap verilebilirlik raporunu bulabilirsiniz” dedi.

Konuşmasında, son yıllarda yaşanan önemli sıkıntılardan birinin de yatırımlardaki durgunluk olduğuna dikkat çekerek zirvede, büyüme hedeflerine ulaşabilmek için yatırımların canlandırılması gerektiği konusunda görüş birliği içinde olunduğunu dile getiren Erdoğan, bunun için G-20 ülkelerinin, somut ve kapsamlı yatırım stratejileri hazırladıklarını belirterek, “Bu yatırım stratejilerinin hayata geçirilmesinin, 2018 sonuna kadar, küresel düzeyde yatırım miktarını 4,4 trilyon dolar civarında artıracağı hesap ediliyor” açıklamasında bulundu.

“Kamu ile özel sektör arasında etkin iş birliği önemli”

Altyapı yatırımları ihtiyacının, sadece kamu kaynakları kullanarak karşılanmasının mümkün olmadığına değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bu bakımdan, özel sektörün dinamizmi ile kamunun sosyal ihtiyaçları göz önünde bulunduran yaklaşımını, etkin bir işbirliğine dönüştürmeliyiz. Türkiye olarak bizim ve diğer bazı G-20 üyelerinin, kamu-özel İşbirliği modellerinin uygulanması konusunda önemli bir birikimi var. Zirve toplantımızda, bu birikimden de yararlanmak suretiyle, kamu-özel İşbirliği modellerinin daha etkin kılınması için çalışmalarımızı sürdürmeyi kararlaştırdık” ifadelerini kullandı.

Alternatif finansman araçları kapsamında, İslami finansın gündeme alınması gerektiğine inandığını vurgulayan Erdoğan, büyük şirketlere kıyasla, finansmana erişim ve küresel ticaret sistemine entegrasyon gibi hususlarda dezavantajlı durumda olan KOBİ’lerin finansmana erişimini kolaylaştıracak adımların atılması gerektiğini düşündüklerini bildirdi.

“G20 bir zenginler kulübü değil”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20’nin 2008 küresel krizinin ardından üstlendiği en önemli rolün, küresel finans piyasalarının dayanıklılığının artırılması olduğunu hatırlatarak, finans sisteminin en önemli aktörleri olan bankacılık ve sigortacılık şirketlerinin krize sebebiyet vermemesi için, sağlam bir düzenleme çerçevesini tesis etmiş durumda olduklarını söyledi. Önümüzdeki dönemde bu alanda gerçekleştirilen reformların tam ve kararlı bir şekilde uygulanması için çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“G20 bir zenginler kulübü değildir. Bizler sadece belirli bir refah seviyesini yakalamış toplumları değil, aynı zamanda, kalkınma çabaları devam eden ülkeleri de temsil ediyoruz. Dünyanın önde gelen gelişmiş ve yükselen ekonomilerinin temsilcileri olarak, düşük gelirli ve gelişmekte olan ülkelerin halinden de anlıyoruz. Dolayısıyla bu noktada söyleyecek sözümüzün olması gerekir. Bu anlayışla, G-20 kalkınma gündeminin, ‘Sürdürülebilir Kalkınma İçin 2030 Gündemi’ni destekleyecek şekilde, yeniden yapılandırılması için mutabık kaldık. Kültür ve medeniyet değerlerini adalet üzerine bina eden bir ülke olarak, kapsayıcılık ilkesini, bu doğrultuda ısrarla savunmaya devam edeceğimizi özellikle belirtmek istiyorum.”

Gıda kayıpları ve israfın azaltılması

Bu yıl gündemlerinde ‘gıda güvenliği’, ‘özel sektörün kalkınmadaki rolü’ ve ‘gelişmekte olan pek çok ülke için önemli bir gelir kaynağı durumundaki işçi dövizi transferleri’ konularının da olduğunu ve bu konuları öne çıkardıklarını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Küresel bir sorun olan gıda kayıpları ve israfın azaltılması konusunu, ilk kez G20 gündemine taşıdık. Liderler olarak, özel sektörün kalkınmadaki rolünü güçlendirme konusunda da bir çağrıda bulunduk. Dönem Başkanlığımızın katkıları olarak, sadece bunlarla yetinmedik. Bu yıl ilk kez düzenlenen G20 Enerji Bakanları toplantısının gündemine, özellikle Afrika’da enerjiye erişimin artırılması konusunu taşıdık. G20 Enerji Bakanlarını, Afrikalı Bakanlar ve ilgili uluslararası örgütlerle bir araya getirerek, bu konuda bir sinerji oluşturmayı da hedefledik” diye konuştu.

Sürdürülebilir kalkınmanın önemli bir unsuru olan iklim değişikliği konusunu da, liderler olarak ayrıntılı bir şekilde ele aldıklarını dile getiren Erdoğan, bu ayın sonunda gerçekleşecek Paris Konferansı’na, Fransa Cumhurbaşkanı Hollande’ın davetine icabetle yapacağı Fransa ziyaretinde katılacağını açıkladı. Erdoğan, küresel ticaret konusunun da, liderler olarak ele aldıkları konular arasında olduğunu sözlerine ekledi.

Açıklamasının sonunda Antalya G20 Liderler Zirvesi’nin sonuçlarının Türkiye ve tüm dünya için hayırlı olmasını dileyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, zirveye katılan tüm devlet ve hükümet başkanlarına, zirvenin hazırlık aşamasında ve düzenlenmesinde emeği geçenlere teşekkür etti. Erdoğan konuşmasını, önümüzdeki yıl Çin Halk Cumhuriyeti’nin dönem başkanlığında yapılacak zirvenin şimdiden hayırlı olmasını dileyerek tamamladı.

B20 BASIN TOPLANTISIİş dünyası memnun

G20 Antalya Zirvesi sonunda açıklanan G20 Liderler Deklarasyonu’nu değerlendiren B20 Türkiye Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Önerilerimizin G20 Sonuç Bildirgesi’nde yer almasından memnunuz. Bu eylem planını hem Türk özel sektörü olarak, hem de küresel iş dünyasını temsil eden B20 Türkiye olarak yürekten destekliyoruz. DTÖ nezdindeki Ticareti Kolaylaştırma Anlaşması’na G20 liderlerinden güçlü bir destek çıkması ve TTIP-TPP gibi bölgesel anlaşmaların çok taraflı ticareti bozan değil, destekleyen nitelikte olmasına ilişkin taahhüt küresel ticaretin ilerleyen yıllarda yeniden büyümenin motoru haline gelmesi için umutlarımızı yeşertmiştir” dedi.

GIDAHATTI DERGİSİNİ ÜCRETSİZ İNDİRİN

android Apple

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir