Fakıbaba: “Gıda ihracatında Hindistan ve Çin pazarını yakalamamız lazım”

-
Fakıbaba: “Gıda ihracatında Hindistan ve Çin pazarını yakalamamız lazım”

Tarım müşavirlerinin ihracata yoğunlaşacağını belirten Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, “Tarım Bakanlığı’nı özel sektör zihniyetiyle çalıştıracağız. Bizim ihracat pazarları için A, B, C planlarımız olması lazım. Hindistan’ı ve Çin’i yakalamamız lazım. En kısa zamanda Çin’i ziyaret edip, İş Konseyi toplantısı yapma projemiz var. Bir heyetimiz 21 Eylül’de Çin’e gidecek” dedi.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, Türkiye-Sırbistan Tarım İş Forumu için gittiği Sırbistan’da Türkiye Gıda ve İçecek Sanayii Dernekleri Federasyonu (TGDF) Genel Sekreteri İlknur Menlik ve gazeteciler ile sohbetinde, önemli açıklamalarda bulundu.

ahmet-esref-fakibaba-ilknur-menlik-gazeteci-gidahattiTürkiye büyükelçilikleri bünyesinde görev yapan tarım müşavirlerinin eline çantayı alıp, dolaşacağını belirten Fakıbaba, “Artık orada ne eksikse, ‘Ben de domates var, kiraz var, peynir var, süt var’ diyecek. Pazarları böyle yakalarsak zaten sorun bitecek” dedi.

Çin’e ihracatta sona gelindi

Bakan Fakıbaba’ya, Çin’e süt ve süt ürünleri ihracatı başta olmak üzere gıda ihracatı konusundaki gelişmelere ilişkin bilgi veren TGDF Genel Sekreteri İlknur Menlik, şunları söyledi:

“Çin ile ihracatı açabilmek için Mehdi Eker beyin son iki yılında başlatılan müzakerelerde çok büyük merhale kat edildi ve son noktaya geldi. Teknik kriterleri tamamladık. Onlar geldiler, işletme denetimlerini yaptılar.

Biz bu süreci Avrupa Birliği’nde de yaşadık. AB’den FVO misyonu geldi, işletmelerde denetim yaptı ve ihracat yapabilecek işletmeleri akredite etti. Health Mark dediğimiz bir onay mekanizması var AB’de. Çin’de bu süreci bitirdik, şu anda sadece diplomasiye kalıyor. Çin ile İş Konseyi toplantısında diplomatik olarak el sıkışılması durumunda, Türkiye olarak Çin pazarını hemen açarız. Bunun için acilen İş Konseyi yapılmalı.”

“Bakanlığı özel sektör zihniyetiyle çalıştıracağız”

Bakanlık bürokratlarından konuyu not almalarını isteyen Bakan Fakıbaba, “Hindistan’ı ve Çin’i bizim yakalamamız lazım. Bir arkadaşımız büyükelçi olarak atandı, onunla görüştüm. ‘Dün dündür, bugün bugündür’ dedim. Bugün artık Türkiye için varız. En kısa zamanda inşallah Çin’i ziyaret edip, İş Konseyi’ni toplamak istiyorum. Bizim zaten böyle bir projemiz var. 21 Eylül’de bir heyetimiz gidiyor. Ben de gideceğim, ayrıca özel görüşmeler yapacağız. Tarım Bakanlığı’nı özel sektör zihniyetiyle çalıştıracağız” dedi.

“Kötü şeyleri eleştirmek sizin göreviniz”

TGDF Genel Sekreteri Menlik ve gazetecilerden kendilerini takip etmelerini isteyen Fakıbaba, “Sizin desteğinize ihtiyacımız var. Neticede görev yapıyorsunuz. İyi yaptığımız şeylere iyi dersiniz, kötü yaptığımız şeyleri eleştirirsiniz. Bu en doğal göreviniz” diye konuştu.

sirbistan-ahmet-esref-fakibaba-ilknur-menlik-gidahattiCezayir’in yasak kararı

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba ile sohbette Cezayir konusundaki sıkıntıyı da anlatan Menlik, “Yakın dönemde Cezayir gıda ithalatında banka yoluyla transferi yasakladı. Aslında ithalatı yasakladı. Dünya ticaretinde hiç olmayan bir regülasyon aracı, ne yapılacak yani valizlerle mi para götürüp, getireceğiz? Yani ben üreticiyim, gemilere malımı yüklemişim, yolda gidiyor ve ben paramı banka yoluyla alamıyorum, ne yapacağım? Şu anda Cezayir çok kritik. Cezayir’le gıda ihracatımız çok geriye düşebilir. Bu çok kritik bir konu” ifadelerini kullandı.

“İhracatta A, B, C planlarımız olması lazım”

Bütün bu sıkıntıların kendisine iletilmesini isteyen Fakıbaba, ancak asıl olarak ihracat pazarlarının çeşitlendirilmesi gerektiğinin altını çizdi. Fakıbaba,  şöyle devam etti:

“Bizim A, B, C planlarımızın olması lazım. Bakın bir uçak krizi yaşadık, aylarca domatesi konuştuk. Arkadaş, başka alternatif pazar bul. Bu ticaret, işine gelirse alırsın, işine gelmezse almazsın. Bu kadar basit bir olay. Ama siz işinize gelmeyen bir pazar olduğu zaman, B pazarına geçmeniz lazım. Yani elinizde sadece bir market olduğu zaman zorlanırsınız.

Tarım Bakanı olarak, her yerle istişare edip, ürünlerimizi pazarlamamız gerektiğine inanıyorum. Bu ne derecede başarırız, bunu zaman gösterecek. Ama aklım bunu söylüyor.”

gida-sanayi-gidahattiGıda sanayinin dış ticaret fazlası

TGDF Genel Sekreteri İlknur Menlik, Türkiye’de tarım ve gıdada, yüzde 200’den fazla dış ticaret fazlası veren tek sektörün tarıma dayalı gıda sanayi olduğunun altını çizerek, sektör hakkında bilgiler de verdi. Menlik, şunları söyledi:

“Bu kadar fazla bir dış ticaret fazlası veren başka bir sektörümüz yok. Üstelik ihracatçı olduğumuz ana ürün kalemleri şekerli mamuller. Yani tamamen ambalaja sokabildiğimiz ürünler. Bunların hammaddesinde de ciddi oranda dışa bağımlıyız. Şekerli mamul diyoruz, palm yağı Malezya orjinli, oradan gelir. Şekerli mamulün kakaosu dışardan gelir. İki ana hammadde, ikisi de dışardan geliyor. Ama bunları dışardan getirip, katma değerli işleyip, dünyaya satabiliyoruz. Şu anda Türkiye’nin gıda ihracatı ne 12 milyar dolar civarında. Bunun aşağı yukarı 2 milyar doları şekerli mamulden geliyor. İstediğimiz zaman yapabiliyoruz, o katma değeri üzerine koyarak büyütebiliyoruz.”

“Türk işadamlarıyla gurur duyuyorum”

Bunun üzerine Bakan Fakıbaba, “Samimi olarak söylüyorum, Türk işadamlarıyla gurur duyuyorum. Sağlık sektörüne, gıda sektörüne, hayvancılık sektörüne, tarıma bakıyorsunuz çok büyük gelişmeler var. Ama beni üzen şey şu; yeterli mi, değil. Daha fazla olması lazım. Buğday ithal ediliyor deniliyor. Biz buğday ithal ediyoruz, bunu un olarak, makarna olarak, bisküvi olarak satıyoruz. Buğdayı alıp da ekmeklik un olarak vermiyoruz ki… Sizin şekerli mamullerde söylediğiniz gibi, katma değer sağlayıp, daha büyük para elde ediyoruz. Esasen Türk insanı çok zeki. Çok çalışmamız lazım. Biraz daha sürdürülebilir ve güven verebilmesi lazım” diye konuştu.

hayvancilik-mera-sigir-gidahatti“Mera alanları meralıktan çıkmış”

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Ahmet Eşref Fakıbaba, gazetecilerin “buğday ekim alanları daralıyor” diye anımsatması üzerine ise şunları söyledi:

Şöyle, Türkiye büyüyor. Diyor ki okul yapacağım. Valiyi arıyorum, diyor ki mera alanı özelliği yok. Ben devletin valisine güvenmeyeyim, milletvekiline güvenmeyeyim, kime güveneceğim? Boş mu kalsın orası? Değerlendirilmesi lazım. Diyor ki, sanayinin ortasında kalmış. Heyet gönderiyorum, doğru diyor.

Türkiye artık 60’lı yılların, 70’li yılların Türkiye’si değil, gelişiyor Türkiye. İster istemez bazı şeyleri değiştirmek zorundasınız. Ama nedir? Bana göre, mesela şunu diyebilirsiniz, bir dekar alanda gerekli üretimi yapabiliyor muyuz? Hayır.

domates-ureticisi-kadinlar-gidahatti“Desteklemeleri bayanlar üzerinden vermek lazım”

Tarım işçisi çok büyük para kazanamıyor, alan onun değil, kiralıyor, bizim vermiş olduğumuz alan bazlı destekler, mazot, gübre desteği tapu sahibine gidiyor. Bunlarda değişiklik yapmamız lazım. Direkt olarak çiftçilikte uğraşan kardeşimizin, ‘Arkadaş ben ürettim, karnım doydu, şehre gitmiyorum” demesi lazım. Bunu dedirtmediğimiz takdirde, köyden şehre göçleri önleyemeyiz. Şehre gitmemesi için çiftçinin kazanması lazım. Özellikle de bunları bayanlar üzerinden desteklememiz lazım. Bayan köyde kalırsa, çocuk ve baba gitmez. Desteklemeyi bayan üzerinden vermek lazım.”

TİGEM’in özelleştirilip, özelleştirilmeyeceğinin sorulması üzerine de Bakan Fakıbaba, “Ben olaya şöyle bakarım. Özelleştirdiğim zaman ne olacak, bana getirisi nedir? Olayın bana getirisine bakarım, tabii milli olmak kaydıyla… Devlet olarak ben işletemiyorsam, daha iyi işleten varsa, özel sektör bunda çok başarılıysa, ben liberal yapılı bir insanım. Şartlarımı çok iyi koyarım, şartnamemi çok iyi hazırlarım, eğer çok daha fazla ürün alacaksam ve bu ürünüm gerçekten Türk insanının gelirine katkıda bulunacaksa, yani tembel tembel durmaktansa, veririm başkası değerlendirsin. 400 milyon hektar alan var. Bizim işadamlarımız buraya gelse, alsa, üretse ne kadar güzel olur?”

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir