Ekonomi Bakanı Zeybekci, TÜSİAD’ı dinledi

-
Ekonomi Bakanı Zeybekci, TÜSİAD’ı dinledi

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci

TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, “OHAL devam ediyor. Kazandıklarımızla kaybettiklerimizin analizini iyi yapmamız gerektiğine inanıyoruz. Gümrük Birliği revizyonu süreci bir an önce başlatılmalı. İlk çeyrekte yüzde 5 büyüme elde ederek, ekonominin canlandığını görüyoruz. Yatırımlarda da istenilen canlanmanın görülmesini arzu ediyoruz. Finansal risklerimiz ise artmaya devam ediyor. Uzun süren yatırım dönemleri mevcut teşviklerden fayda sağlanamamasına neden oluyor” dedi.

Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, TÜSİAD’ı ziyaret ederek, TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik başkanlığındaki; TÜSİAD Yönetim Kurulu, Yatırım Ortamı Yuvarlak Masası, Ekonomi Politikaları Yuvarlak Masası, Küresel İlişkiler ve AB Yuvarlak Masası ile Dijital Ekonomi Yuvarlak Masası’ndan oluşan heyet ile bir araya geldi. Basına kapalı olarak gerçekleşen görüşmede, yatırım ortamı, finansal kaynaklara erişim ve AB ile Gümrük Birliği’nin güncellenmesi konuları ele alındı.

ekonomi-bakani-nihat-zeybekci-tusiad-gidahattiOHAL’in kazandırdıkları, kaybettirdikleri

TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, Bakan Zeybekci’ye ilettikleri konulara ilişkin olarak şunları söyledi:

“Türkiye’de son yıllarda yaşadığımız olağanüstü olaylar, hain darbe girişimi ve terör olayları ülkemizde güvenlik kaygılarını maalesef arttırdı. Bugün tam bir yılı geride bırakan Olağanüstü Hal Uygulaması, bir dönem daha uzatılarak devam ediyor. Bu noktada, kazandıklarımızla kaybettiklerimizin analizini iyi yapmamız gerektiğine inanıyoruz.

“Gümrük Birliği revizyon süreci bir an önce başlatılmalı”

Önümüzdeki dönemde dış ilişkilerimizde iyileşme, Türkiye’nin AB üyeliği perspektifinde kararlılıkla yol alması ve Gümrük Birliği revizyonu sürecinin bir an önce başlatılmasının yurt dışında Türkiye’ye karşı oluşan olumsuz algının tekrar olumluya döndürmekte önemli etkisi olacağına inanıyoruz.

Diğer yandan, ilk çeyrekte yüzde 5 büyüme elde ederek, ekonominin canlandığını görüyoruz. Bu büyümenin yarıya yakın kısmının ihracattaki artıştan geliyor olması oldukça sevindirici. Ayrıca ikinci çeyrekte sanayi üretiminin güçlü kaldığını, ihracatta ve perakende satışlarında artışın devam ettiğini ve birinci çeyrekteki güçlü büyümeyle birlikte tarım dışı istihdamdaki olumlu gelişmeleri de gözlemliyoruz. Kamu harcamalarının ve vergi indirimlerinin de büyümeye önemli bir katkı sağladığını görüyoruz. Bu uygulamaların etkileri kısa vadede olumlu olsa da makro istikrar açısından bütçe ve mali disiplini korumamız gerekiyor. Dolayısıyla bu uygulamaların kısa vadede sorun olan alanlara odaklı, uzun vadede ise stratejik hedeflere yönelik uygulanması gerektiğine inanıyoruz. Büyümenin yarattığı ılımlı tablo ile birlikte yatırımlarda da istenilen canlanmanın görülmesini arzu ediyoruz.

“Finansal riskler artmaya devam ediyor”

Finansal risklerimiz ise artmaya devam ediyor. Bahar aylarında KGF nedeniyle kredi artış oranları yükseldi. Reel sektörün borç riski, yurt dışı finansmana bağımlılık ve kur riski de geçerliliğini koruyor. Bankacılık sistemi üzerindeki baskılar, hatta rekabeti engelleme yönünde verilen sinyaller bu kırılgan finansal ortamda piyasa güvenini sarsarak zarar verici boyutlara ulaşabiliyor. Yurt dışı gelişmelere baktığımızda borçlanma maliyetlerinin giderek arttığını ve daha da artacağını görüyoruz. Bu ortamda piyasanın ve yatırımcıların doğru yönlendirmelere ve güvene ihtiyacı var.

tusiad-baskani-erol-bilecik-gidahatti

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik

“Teşvikler kağıt üzerinde kalıyor”

Mevcut ekonomik durumda birinci önceliğimizin yatırımları canlandırmak ve verimlilikte artış sağlamak olduğuna inanıyoruz. Yatırımlarla ilgili pek çok teşvik paketi mevcut ancak bu teşviklerin ne ölçüde etkili olduğunu analiz etmek gerekiyor.  Çoğu teşvik maalesef sadece kağıt üzerinde kalabiliyor. Uygulamada yaşanan sorunlar teşviklerden faydalanma alanını sınırlıyor. Yatırımcı aslında yatırım döneminde teşvike ihtiyaç duyuyor. Uzun süren yatırım dönemleri mevcut teşviklerden fayda sağlanamamasına neden oluyor.

Türkiye-AB süreci

Türkiye-AB ilişkileri tarihsel derinlik, güncel ortaklık ve geleceğe yönelik kazanımları içermektedir. AB aynı zamanda en büyük ve en önemli ihracat, yatırım, turizm ve teknoloji ortağımızdır. Avrupa Birliği’ne üyelik süreci, küresel rekabette daha güçlü bir Türkiye hedefi için belirleyici öneme sahiptir. Bu süreç, sağladığı rekabet gücü, sosyal refah, teknolojik ilerleme, finans, yatırım, ihracat, turizm ve öngörülebilir bir hukuk devleti düzeni unsurlarıyla Türkiye’nin öncelikli milli menfaatidir.

gumruk-birligi-gidahatti“Gümrük Birliği’nin genişlemesi, değişim yaratacak”

Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinin önemli bir parçası olan Gümrük Birliği yürürlüğe girdiğinde hem Türkiye – AB ilişkileri, hem de Türkiye ekonomisi açısından bir dönüm noktası olmuştu. Üyeliğe alternatif değil, Türkiye’nin Avrupa Birliği’nin bir parçası olması yönünde ele alınması gereken Gümrük Birliği’nin tarım ve hizmetler alanlarına genişlemesi, kuşkusuz Türkiye ekonomisinde kapsamlı bir değişim yaratacaktır.”

Erol Bilecik, Gümrük Birliği’nin güncellenmesi ve yeni alanları kapsayacak şekilde modernizasyonunun, TÜSİAD’ın üyesi olduğu Avrupa İş Dünyası Konfederasyonu BusinessEurope tarafından da desteklendiğinin altını çizdi.

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir