Dünya şekercileri neyi konuşuyor?

-
Dünya şekercileri neyi konuşuyor?

Kamış, pancar ve mısırdan şeker üreten sanayici ve tüccarlar, her yıl International Sugar Organization (ISO) adı altında Londra’da toplanıyor. Gündemdeki konuları tartışıp, bilgi alışverişinde bulunuyorlar.

Türkiye’den de başta Şeker Kurumu Başkanı Hüsnü Tekin ile Nişasta ve Glikoz Üreticileri Derneği Başkanı Rint Akyüz olmak üzere sektör temsilcileri gelişmeleri takip ediyor.

Peki, dünya şekercileri neyi konuşuyor ve bize yansıyan mesajları nelerdir?

Unutmayalım ki şekerin hayatımıza girmesi yeni değildir. Hatta şekeri İslam alimlerinin icat ettiği bilinmektedir. Ancak Osmanlı döneminde bal, pekmez, hurma, kuru üzüm gibi tatlandırıcılar çok kullanıldığından şeker ihmal edilmiş.

Ganj kıyısında başlayan bu üretim süreci, Amerika’nın keşfinden sonra Güney Amerika’da doğal ve bol olarak yetişen kamışla birlikte küresel bir iş fırsatı doğurmuş oldu.

Yani yüzyıllardır dünya şekerle yaşıyor. Şeker ağzımızın tadı..

Her ne kadar son yıllarda çaya şeker koymayanların sayısı artmış olsa da şekerin karışmadığı gıda yok gibi.

Bu yüzden şeker tüketiminde bir değişim yok. Turşuda bile şeker olduğunu söylemek bu ürünün ne kadar yaygın is0-30-11-2015olduğunu anlatmak için iyi bir örnek olabilir.

Şeker aslında enerji kaynağı. Ama son yıllarda en çok şeker tartışılıyor. Londra’daki toplantının bize yansıyan önemli noktalarından biri buydu.

Bu tartışmaları evde, sokakta, diyetisyende, ekranlarda, gazetelerde kısacası her yerde yapılıyor. Her ne kadar şeker, sağlık ilişkisi bakımından tartışılan tek gıda değil: Yağ, karbonhidrat ve tuz başta olmak üzere, pek çok gıda bu tartışmalara dahil ediliyor.

Unutmayalım ki doğal bir şeyi tartışıyoruz. Ve şekersiz bir yaşam düşünmek mümkün değildir. Yüzyıllardır kullanılan bir gıda olan şekeri, geçmişi 40-50 yıla dayanan hastalıkların, olumsuzlukların sorumlusu olarak göstermek büyük haksızlık ve yanlışlık olarak vurgulandı.

Bilmemiz gereken bir diğer nokta ise şeker üretim ve tüketimini, kamış şekerciler domine ediyor. Yani başrolde daima Brezilya oluyor. Son yıllarda Hindistan da kamış şeker üretiminde yeni ataklar peşinde.

Brezilya, şekerin yanı sıra kamışın eş türevi olan “etanol” konusunda da yeni trentler oluşturmak istiyor. Ülkelerin, sürdürülebilir enerji tedariki için etanola başta vergi desteği vermesini bekliyor. Böylece Brezilyalı üreticiler, hem kamış üretimi daha sağlıklı yapılabilecek, hem de şeker fiyatlarında istikrar sağlanacağı görüşünde.

Yine de şekerin fiyatını belirleyen asıl üç bileşenin iklim, kur ve hükümetler olduğu hatırlatıldı.

Birkaç yıldır, dünya şeker üretiminde azalma gözleniyor. Daha önce varolan stoklar, birkaç yıldır erimiş görünüyor. Uzun zamandır ilk defa tüketim, üretimi geçmiş olacak. Bu yıl 169 milyon ton üretime karşılık, 171 milyon ton tüketim bekleniyor.is0-30-11-2015-2

Bunun fiyatlara olumlu yansıması Londra toplantılarındaki en belirgin durum tespitlerinden biri oldu.

En büyük ikinci üreticisi olan Hindistan’ın dünyaya açılma stratejisi ile Çin’in tüketimleri kısma stratejisi bir sektörde yakından takip edilen hamleler olacak.

Amerika pazarında kamış ve mısır şekeri rekabeti sürmekle birlikte, Avrupa’daki en önemli beklenti, kotaların kalkması üzerine yapılıyor. Malum 2017 yılında AB şeker kotalarını kaldıracak. Avrupa’da pancar ve mısır şekeri üretimi yapılıyor.

Eğer Amerika ile yapılması beklenen Transatlantik Serbest Ticaret Anlaşması sonrasında kamış şeker üretimine nasıl engel konulacak.

Aslında dünyanın iki devi arasındaki serbest ticaret anlaşması bizi de etkileyebilir. Türkiye, Amerika ile görüşmelerini sürdürüyor ve bu anlaşmaya dahil olmak istiyor. Peki, Amerika, Türkiye ile niye böyle bir anlaşma yapsın.

Buradaki en kritik şartlardan birinin, Biyogüvenlik Yasası’nın revize edilmesi olarak öngörülüyor.

Biyogüvenlik konusu, AB ile uyum müzakerelerinde de ele alınması bekleniyor.

ISO Londra’da sağlık diğer önemli gündem maddesi olmaya devam ediyor.

Dünya Sağlık Örgütü’nün Beslenme Kılavuzu’nun ele alındığı oturuma katılacağı bildirilen DSÖ yöneticisi Dr. Francesco Branca’nın gelmemesi tepki çekti. DSÖ’nün şeker ile ilgili tavsiyelerini, bilimsel araştırma bulgularına dayandırmadan ve bulgulara rağmen yaptığı kaydedildi.

Meksika Şeker Odası Başkanı Richard Ham ise, ülkesinde yaptıkları halkla ilişkiler faaliyetlerinden bahsetti. Meksika’da hükümet şekerli mamullere vergi uygulaması yapmış, buna rağmen obezite artışı devam etmeyi sürdürüyor.

Ham, obezitenin sorumlusunun şeker olamayacağını anlatan kampanyalarını üç dört yıldır sürdürdüklerini aktardı.

2013 -14 arasında şekerin sağlıklı gıda olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 77 olarak tespit edilmiş. Bu kampanyadan sonra şekerin sağlıklı bir gıda olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 86’ya çıkmış.

Aslında Meksika Kampanyası ayrı bir örnek vakıa olarak üzerinde durulması gerekiyor.

En son kampanyalarda sporcuları örnek gösterdiler. Onlar şeker tüketiyordu ama aynı zamanda çok sağlıklıydılar.

Şeker doğaldır, “Doğaldan zarar gelmez” sloganını kullandılar. Şekerin gülümseten bir gıda olduğunu vurguladılar.

Unutulmasın ki şeker yeni çıkmadı ortaya… Yıllardır var. Ama obezite yeni çıktı. Bunun için hastalıkların temelinde egzersiz yapmayan anlayışın aranması isteniyor. Ham’ın dediği gibi, şekeri yok sayarak bir dünya yaratamazsınız…

Dünyadaki tartışmalarda Türkiye nerede?

Türkiye’nin şekerde kapalı bir yapısı var. Şimdilik bu tartışmalardan etkilenmiyor olsa da, önümüzdeki yıllarda ticari olarak da etkilenmemesi düşünülemez. Serbest Ticaret Anlaşması yaptığımız Bosna Hersek’den mısır şekeri ithal edilebildiği gibi, AB’den de mısır veya pancar şekeri ithal ediliyor ve edilecek.

Sağlık konusu da önem kazanacağı görüşünde herkes.

Şekerde güç tüketiciye kayıyor. Tüketici çok kaynaktan bilgi ediniyor..

Artık sosyal medya çok etkili. Bizim bu kanalları doğru olarak değerlendirmemiz, gücü elinde tutan tüketiciyi doğru bilgilendirmemiz gerekiyor.

Mayıs 2016’da şekerle ilgili 400’e yakın işadamı, bilim insanı İstanbul’da toplanacak. Bütün bu konular, bir de Türkiye perspektifinden ele alınacak.

Ağzımızın tadı bozulmasın…

 

 

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir