Buğdayda GDO iddiası uydurma!

-
Buğdayda GDO iddiası uydurma!

Buğdayda GDO olduğu iddiasına ilk ağızdan yanıt geldi. Ulusal Bakliyat Konseyi ve Uluslararası Bakliyat Konfederasyonu Başkanı Hüseyin Arslan, “Buğdayda GDO veya bir değişiklik yok. Hepsi uydurma. Söylenen şeyler bilgisizlikten söyleniyor. Bu da sektöre zarar veriyor” dedi.

BM tarafından ilan edilen 2016 Uluslararası Bakliyat Yılı kapsamında Uluslararası Bakliyat Konfederasyonu (CICILS) tarafından düzenlenen kongreler serisi, 19-22 Mayıs 2016 tarihleri arasında Çeşme’de düzenlenen Dünya Bakliyat Kongresi ile devam etti. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakan Danışmanı Mehmet Daniş’in de katıldığı zirve, 55 ülkeden ilgililerin katılımıyla gerçekleştirildi.

dunya-bakliyat-zirvesi-mehmet-danis-huseyin-arslan-gidahatti

Dünya Bakliyat Kongresinin açılışında konuşan Uluslararası Bakliyat Konferansı (CICILS) Başkanı Hüseyin Arslan, amaçlarının üretimi ve tüketimi artırarak sürdürülebilir bir tarım oluşturmak olduğunu belirterek, “Önümüzdeki 40 yılda üretmemiz gereken gıda miktarı, son 10 bin yılda ürettiğimiz gıda miktarına denk. Düşünmemiz gereken şey bu. Sanayi, hükümetler, devletler ne yapılması gerektiğini düşünmeli. Son kullanım süresi konusunu, çiftçilerle ilgili konuları halletmeliyiz. Dünya için çok daha liberal bir ortam yaratmalıyız. Böylelikle ürün akımı rahat ve kolay olsun.’ diye konuştu.

Gıda güvenliğinin en önemli gündem konularından biri olması gerektiğini vurgulayan Arslan, “Gıda atıkları ve kaybına dikkati çekmek istiyorum. Gıdada her yıl 1,3 milyar ton atık ve kayıp söz konusu. Üretimde ve işlemede kayıplar meydana geliyor. Bunu göz önünde bulundurmalıyız. Bu kaybı tasarruf edebilirsek, dünyadaki birçok insana kurtuluş yolu olacak.’ değerlendirmesinde bulundu.

ulusal-baklagil-konseyi-baskani-huseyin-arslan-gidahatti

Gıda kullanım tarihi önerisi

Arslan, gıdaların kullanım tarihine ilişkin şunları kaydetti:

İklim Değişikliği ve Gıda Sistemleri

‘Bazı gıdaların kullanım süresi hiç geçmez. Örneğin konserve nohudu uygun olarak konservelediğinizde 5-10 yıl hatta bazen 100 yıl kullanılabilir. Tüketicilerimiz kullanım süresi dolmuş deyip atıyorlar ürünleri. Fransa’da bir gıda bankası kurulmasıyla ilgili bir inisiyatif başladı. Gıda süresi dolmuş ürünler o bankaya gönderiliyor, orada analiz ediliyor ve ihtiyacı olan insanlara veriliyor. Dolayısıyla ‘tavsiye edilen kullanım tarihi’, veya ‘şu tarihten önce kullanılması önerilir’ gibi bir terim kullanılmalı.”

bakliyat-gidahatti

Obeziteyi azaltmak için bakliyat tüketimini artırmalıyız!

Dünyada obezitenin giderek artığını hatırlatan Hüseyin Arslan, “Obeziteyi azaltmak için bakliyat tüketimini artırmalıyız. Dengeli beslenmeyi desteklemek için gıda ve fast food zincirleri, sebzeli burgerler gibi yiyecek opsiyonları insanları sunmalı.” ifadesini kullandı. Bakliyatla ilgili verilen desteklere de değinen Arslan, şunları söyledi:

“Hindistan gibi Türk Hükümeti de çiftçilere destek vermeye başladı. Çiftçiler teşvik edilmeye başlandı. Türkiye’de çiftçiye ton başına 100 dolar gibi bir destek veriliyor. Türk ve Hindistan Hükümetine destekleri için teşekkür ediyoruz. Bakliyat üreticileri olarak öksüz bir çocuk gibiydik. Ama artık bu böyle olmayacak. 2016 yılı bunun başlangıcı. Artık öksüz olmayacağız.”

Arslan, dünyadaki su kaynaklarının azalmasına dikkati çekerek, “43 galon (172 litre) su gerekiyor yarım kilo bakliyat üretmek için. Ama 1857 galon (7428 litre) yarım kilo et üretmek için. Et üretimi için çok fazla suya ihtiyaç var” ifadesini kullandı.

Bakliyatta GDO söylemleri uydurma!

Uluslararası örgütler Kadınlar Günü’nde bir arada!

Ulusal Bakliyat Konseyi Başkanı Hüseyin Arslan, BM’nin 2016 yılını Uluslararası Bakliyat Yılı ilan etmesinin nedenleri, dünyada bakliyatın geldiği nokta, yapılan yatırımlar, bakliyatın insan sağlığına ve doğaya katkıları gibi konuların masaya yatırıldığı kongre kapsamında, kamuoyunda buğday gibi bakliyatlarla ilgili “GDO’lu” söylemlerine ilişkin açıklamalar da yaptı.

Bu söylemlerin yanlış olduğunu vurgulayan Arslan, “Buğdayda GDO veya bir değişiklik yok. Hepsi uydurma. Söylenen şeyler bilgisizlikten söyleniyor. Bu da sektöre zarar veriyor. İlk buğdayda verim düşüktü. Dekarda 50 kilogram ürün alıyorsunuz. İnsanlar aç kalır. Ancak o dönemin zenginleri yiyebilirdi. Kromozomların artışları insan eli değmeden doğal olarak olmuş şeylerdir.” ifadelerini kullandı.

suriye-madaya-gidahatti

Suriyelilere baklagil Türkiye’den

Türkiye dışındaki Suriyeli mültecilere verilen baklagillerin çoğunluğunun Türkiye’den ihraç edildiğini bildiren Arslan, şöyle devam etti:

“Türkiye’nin baklagillerdeki ihracatı bu dönem olağan dışı artış gösterdi. Bu artışın sebebi Suriye’deki kriz durumu dolayısıyla Birleşmiş Milletler (BM) ve Kızılhaç gibi Suriyeli mültecilere yardım yapan kuruluşlara yapılan satışlardır. BM’nin Dünya Gıda Programı (WFP), satılan baklagillerin yüzde 80’ini alıyor. Diğer irili ufaklı yardım kuruluşları ise yüzde 15’ini alıyor.

BM’nin yardım sepetinde protein bazlı yardımlar var. Protein açısından ete en yakın baklagiller olduğu için bu yardım sepetinde yüzde 40-60 baklagiller var. Diğerleri ise pirinç, makarna gibi destekleyici ürünler. Akdeniz İhracatçılar Birliği olarak Suriye’ye 2015 yılında 555 milyon dolarlık ihracat yaptık.”

GIDAHATTI DERGİSİNİ ÜCRETSİZ İNDİRİN

android Apple

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir