Bilimsel araştırma ve medya çıkmazı

-
Bilimsel araştırma ve medya çıkmazı

Bilim adamları ve medya uzun yıllardır iyi anlaşamayan fakat birbirlerine muhtaç olan birer grup oldular. Ancak araştırma konusu beslenme olunca durumun değiştiği görülüyor.

Uzun yıllardır bilim adamları ve araştırmacılar, gerçekleştirdikleri araştırma sonuçlarını hatalı veya abartılı bir şekilde halka sundukları için habercilerden şikâyetçiydiler. Ancak görünen o ki konu beslenme olunca bilim adamları, araştırmaları medya’da yankı uyandıran, manşet attıran boyutlara ulaştığında finansal destek almaları kolaylaşıyor ve bu kötü bilimi beslemeye devam ediyorlar.

Mevcut durumu kasvetle karşıladığını belirten Londra King’s College Profesörü Tom Sanders, birçok medya kanalı ve habercinin tembel davrandıklarını ve bunu fırsat bilen araştırmacıların sonuçları olduğundan çok daha ilgi çekici hale getirmek için süsledikleri yorumunda bulundu.

Etki faktörü

arastirma-www.gidahatti.comSorunun temelinde etki faktörünün yattığını belirten Sanders, birçok akademik araştırma yayınlayan dergi editörlerinin daha fazla ilgi çekmek adına doğru bilime yer vermek yerine çarpıcı fakat hatalı araştırmalara yer verdiklerini söyledi.

Mantığın artık kâr etmediğinden endişe ettiğini belirten Sanders, kısa süre önce British Journal of Nutrition’da yayınlanan ve medyada büyük yankı uyandıran “organik gıdaların antioksidanlarca çok daha zengin oldukları” şeklinde ancak oldukça hatalı bir sonuç yayınlayan araştırmayı örnek gösteriyor.

Araştırmada yer alan bilgilerin göz göre göre şişirilerek dikkat çekici boyutlara çıkartıldığını ve güncel bilgileri dikkate almadan hatalı yorumların çıkarılmasına yol açtığına dikkat çeken karşı görüşlü bilim adamları ise sağlıklı ve dengeli beslenmenin toplumun ilgisini çekmediği için bilim insanlarının bu tür hatalı yöntemlere bulunduklarını belirtiyorlar.

Politika ikilemleri

Sıkıntı sadece bilim adamlarını da kapsamıyor. Medya’da yer alabilmek için büyük baskı altında kalan politika danışmanları da benzer problemlerin içerisinde yer alıyorlar. Herkesin popüler manşetler peşine düştüğü karmaşık medya ortamlarında asıl önemli olayların kaplaması gereken roller çok daha önemsiz ve hatta yanlış bilgiler tarafından çalınmakta. Bu nokta ise devlet kurumları ve sivil toplum kuruluşlarının araya girerek durumu netleştirme, doğru bilgiyi yanlıştan ayırt etme ve yaşanan karmaşanın önüne geçme görevlerini kazandıkları an oluyor.

İngiliz basınından örnek veren ikilem-www.gidahatti.comSanders, geçtiğimiz aylarda Beslenme üzerine Bilimsel Danışma Komitesi’nin (SACN) şeker tüketimi hakkında eşi benzeri görülmemiş önlemler alınması gerektiği şeklindeki açıklamalarının ise çok büyük oranda medya baskıları sonucunda gerçekleştiğini belirtiyor.

Bu çalkantılı durum içerisinde bir an önce çözüm üretme baskısı altında kalan politikacılar ise yapılacak harcamaları haklı çıkartabilmek adına araştırma enstitülerine yüklenerek aceleci ve tamamlanmamış sonuçların çıkartılmasına ve toplumun kafasının karışmasına neden oluyorlar.

Sanders ve ekibi ise geçmişte gerçekleştirdikleri birçok araştırma ile gazetelerde yüksek miktarda yanlış yorumlanmış diyetetik önerilere yer verildiğini ortaya çıkartmış, buldukları sonuçların ise toplum sağlığını ciddi ölçüde etkileyebileceğinin altını çizmişlerdir.

GIDAHATTI DERGİSİNİ ÜCRETSİZ İNDİRİN

android Apple

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir