Başbakan Davutoğlu: Emanetçi bir Başbakan olmadım

-
Başbakan Davutoğlu: Emanetçi bir Başbakan olmadım

Başbakan Ahmet Davutoğlu, 40 dakika süren AK Parti Merkez Yürütme Kurulu’nun (MYK) kritik toplantısı sonrası düzenlediği basın toplantısında Mayıs’ta gerçekleştirilecek olağanüstü kongrede Genel Başkanlık için aday olmayı düşünmediğini açıkladı. AK Parti’nin genel başkan seçimli olağanüstü kongresi için tarih 22 Mayıs olarak belirlendi. Davutoğlu, “Cumhurbaşkanımız ’emanetçi Başbakan istemiyorum’ demişti. Ben emaneti üstlendim ama hakkını vermek için gece gündüz çalıştım. Partiler geleneğiyle yaşar. Bu dokunun sağlam kalmasını asli unsur gördüm ve sadık kaldım.” dedi.

Başbakan Davutoğlu’nun açıklamasından satır başları şöyle:

Son 25 yıldır modern tarihin en köklü dönüşümlerini geçirmekte olduğumuz bir sürecin içindeyiz. Bu 25 yıllık tarihte, bir akademisyen, başbakan başdanışmanı, büyükelçi, dışişleri bakanı ve başbakan olarak aziz milletimizin hizmetinde olmak benim için en büyük gurur vesilesi olmuştur.

Karizmatik liderlerin ardından partilerde bir boşluk doğar ve partiler özelliklerini kaybetmeye başlarlar. Benim bu dönemde en önemli hedef olarak kendime tayin ettiğim husus Türkiye’nin geleceğini, kaderini temsil eden AK Partimizin birliğinin beraberliğinin muhazfazası olmuştur.

davutoğlu-ve-erdogan-4-gidahatti

‘Genel Başkanlığım döneminde tek bir istifa yaşanmadı’

Benim genel başkanlığım döneminde bu partiden tek bir istifa yaşanmamış, tek bir kardeş ihtilafı görülmemiş ve partimizin omurgasından hiçbir şey eksilmemiştir.

7 Haziran ile 1 Kasım arası en kritik dönemdi. Puslu havada çakallar ortaya çıkmıştı. 7 Haziran ertesi partide hüzün, ne olacak kaygısı vardı.  Başımızı dik tuttuk, bu binada verdiğim sözde ülkeyi 1 saniye hükümetsiz bırakmayacağımızı söyledim. Kaos bekleyenler, hükümetsizlik bekleyenler, istikrarsızlık bekleyenler cevabını aldılar.

davutoğlu-ve-erdogan-gidahatti

‘3 ayda tüm vaatlerimizi yerine getirdik’

1 Kasım sonrası yeni bir dönem başladı, 4 yıllık bir hukuk oluştu. İlk aldığımız karar şuydu, madem ki milletimiz bize güvendi, vaatlerimizi 4 yıla yaymayacağız, 3 ayda hayata geçireceğiz. 3 aylık dönemde bütün vaatlerimizi yerine getirmiş olmanın onurunu yaşıyorum. Herhalde demokrasi tarihinde çok nadir görülen bir husustur.

Seçim meydanlarında verdiğim hiçbir söz şu anda yarım kalmış değil. Vaatler dışında reformlarımız tamamladık, 3 aylıkları tamamladık, 6 aylıkların bir kısmını yaptık. Reformların en büyük kısmı olan sivil bir Anayasa için de kurullar oluşturduk, gerekli adımları attık.

Terörle mücadeleyle ilgili aldığımız kararlar kapsamında birçok ilde operasyonlar başladı. Bu operasyonlar büyük bir başarıyla yürütüldü, yürütülüyor. Terörle mücadelede sonuç alınıncaya kadar bu sürecek.

Şu anda Türkiye bütün ekonomik verilerde son derece işaretler veriyor. Özellikle asgari ücret dolayısıyla enflasyon artacak denilirken, enflasyonun son 3 yılda en düşük düzeye indiği bir dönem yaşıyoruz.

davutoğlu-ve-erdogan-2-gidahatti

‘Hiç kimse ekonominin dengeleriyle oynamaya kalkmasın’

Özellikle dün akşamdan itibaren ve bugün aldığımız karar çerçevesinde de kimsenin ekonomimizin verileriyle oynayacak spekülasyonlara gitmemesi uyarısında bulunuyorum.


Rusya yaptırımlarına karşı 3 aşamalı tedbir paketi

Bugünlerde aldığımız kararlar ne olursa olsun, son ana kadar vazife başında olan bir hükümetimiz vardır ve hiçkimse ekonominin dengeleriyle oynamaya kalkmasın. Hiç kimse şüphe de etmesin, önümüzdeki 4 yılı tamamlayacak güçlü AK Parti hükümetleri devam edecektir.

davutoğlu-ve-erdogan-5-gidahatti

Emanetçi Başbakan vurgusu!

Olağanüstü kongrede Sayın Cumhurbaşkanımızın da vurguladığı gibi, bu dönem güçlü cumhurbaşkanı güçlü başbakan dönemiydi. Ben o gün Sayın Cumhurbaşkanımızın vurguladığı prensibi hayata geçirmeye gayret ettim. O gün Sayın Cumhurbaşkanımız ‘Emanetçi bir başbakan istemiyorum’ demişti. Doğru bir tavırdı, doğru bir tavsiyeydi. Ben emaneti üstlendim ama Türkiye Cumhuriyeti Başbakanlığı koltuğunun hakkını vermek için de gece gündüz çalıştım. Buna da milletimiz şahittir.

Temel ilkelerimin başında, partimizin güçlü yapısının korunması geldi. Herhangi bir ilçe ya da il teşkilatı atamasında dahi şahsi müdahalem olmamıştır. Kurullarımızın 12 yıllık işleyişi içinde nasıl olmuşsa öyle olmuştur. Partiler gelenekleriyle yaşar. Ben partimizin geleneklerimizin yaşatılmasını asli unsur olarak gördüm ve buna hep sadık kaldım.

Mutabakatla Genel Başkan seçildim, mutabakatın olmadığı bir yerde de aday olmayı düşünmem’

Partimiz yeni bir dönemin eşiğindedir. Son MKYK toplantısında yaşanan gelişmeler çerçevesinde, yaptığımız istişarelerle ve son olarak da bugün MYK’da arkadaşlarımızla istişare ettikten sonra 22 Mayıs 2016 günü partimizin olağanüstü kongresine gitme kararı aldım. Tüzüğümüzün 70’nci maddesi bu yetkiyi genel başkana veriyor. Ben de AK Parti Genel Başkanı olarak olağanüstü kongremizi yapacağımızı ilan ediyorum.

Haklı olarak sizlerin ve vatandaşlarımızın zihninde şöyle bir sual vardır. Cevaplamak da benim boynumun borcu. Seçimleri 1 Kasım’da kaybeden muhalefet liderleri genel başkanlık koltuğunu korurken, neden siz 6 ay önce yüzde 49.5 oy ve 24 milyon seçmenin desteğini almışken kongrede aday olmamayı düşünüyorsunuz. Bu haklı bir sorudur. Benim bu kararımı almamda herhangi bir şekilde hissettiğim bir başarısızlık duygusu ya da tarafımca atılmış bir adımdan duyulmuş pişmanlık söz konusu değildir. Yaptığım görevi hakkıyla ve onurumla yaptım. Peki neden böyle bir kararı aldım?

Hayat insana birçok şey öğretiyor. Ama benim akademik hayattan bugüne hiç terk etmediğim prensiplerim var. Birisi, doktora yaparken profesör olmayı hedefledim ama hak ettiğim an gelmedikçe peşinde de koşmadım. Hiçbir zaman mevki ve makam talep etmedim. Başbakanlık başdanışmanlığı, büyükelçilik, dışişleri bakanlığı, başbakanlık onurlu ve büyük görevlerdi. Şahit olanlar bilir, bunların hiçbirisini ben talep etmedim, hiçbirisi için bir an dahi lobi yapmadım ya da bir talepte bulunmadım. Mutabakatla genel başkan seçildim, mutabakatın olmadığı bir yerde de aday olmayı düşünmem.

‘Yol değil, yol arkadaşı’

Benim için en güçlü insan kendiyle barışık olan insandır. Yaptığından emin olan, kalbiyle, yüreğiyle yüzleştiğinde yüreğiyle barışık olandır. Hayatta inanmadığım hiçbir şeyi savunmadım, inandığım hiçbir yerden de geri adım atmadım. Kimseyle pazarlık yapmadım, inandığım değerler ve ilkeler uğruna pazarlık esasına dayalı bir mevki-makam hesabı içinde de olmadım. Eskilerin güzel bir sözü vardır, ‘Yol değil, yol arkadaşı.’ Yola çıktığım arkadaşlarımın omuz omuza benimle olduğundan emin olmak isterim. Benimle olmadıkları anda da bunu bana söylemelerini arzu ederim.


Türkiye’nin ilk EXPO’su, EXPO 2016 Antalya açılışa hazır!

Bu bağlamda son MKYK’da yaşananları ve önergenin kendisini parti usulleri bakımından, refik olma özelliğiyle bağdaştıramadım. Dolayısıyla eğer refik önemliyse ve hedef önemliyse, hepimizin bir muhasebe yapması gerekiyordu, refiklerimin de benim de. Bu anlamda yaptığım muhasebe ve istişareler, Cumhurbaşkanımız dâhil, siyasi tecrübesine güvendiğim dostlarımızla yaptığımız istişareler neticesinde, AK Parti’nin birliğinin beraberliğinin devamı için, refik değişmesindense bir genel başkan değişiminin daha doğru olacağı kanaati bende hasıl oldu.

‘Cumhurbaşkanımızla son nefesime kadar vefa ilişkimi sürdüreceğim’

Herhangi bir şekilde MKYK yenilenmesi, partimiz içinde gereksiz tartışmalara sebebiyet verecekti. Bu bağlamda kongrede bu şartlar altında aday olmayı düşünmüyorum. Partimiz kongreyi birlik ve beraberlik içinde yapmalı, hiçbir şekilde tartışma konusu yapılmamalı. Çünkü AK Parti’nin kaderi artık Türkiye’nin kaderidir, coğrafyamızın kaderidir.

Her zaman gözettiğim ve bundan sonra da gözeteceğim 5 hukuk vardır. Birincisi Cumhurbaşkanımız ile aramızda olan insani kardeşlik hukukudur. Bu bağlamda hiçbir spekülasyonun, yorumun yapılmasını doğru görmem. Ben Cumhurbaşkanımızla son çeyrek asırda birçok vesilelerle omuz omuza oldum. Bundan büyük bir gurur, onur duydum ve hep bu dostluğu her şeyden öne aldım.

Cumhurbaşkanımızla son nefesime kadar vefa ilişkimi sürdüreceğim. Hiç kimse benim ağzımdan, benim dilimden, benim zihnimden Cumhurbaşkanımız aleyhine tek bir söz duymadı, duymayacak. Bunun açık ve net bilinmesini isterim, istismar konusu edilmesine de izin vermem.

Hem Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak, hem benim dava arkadaşım olarak onun onuru benim onurumdur, onun ailesinin onuru benim ailemin onurudur, onun ailesi benim ailemdir. Burada kimsenin bundan sonra yeni fitne kapıları açmaya niyetlenmemesi icap eder.

‘AK Parti’nin milletvekili ve neferi olarak mücadelemi sürdüreceğim’

Türkiye içeriden, dışarıdan tehditler söz konusuyken, aday değilim ama Ak Parti’nin milletvekili ve neferi olarak yürütmekte olduğum siyaset ve demokrasi mücadelesini son ana kadar sürdüreceğim.

Biliniz ki Hazreti Mevlana’nın torunu olarak, sevgi dışında yüreğimde hiçbir şey yok. Kimseye sitem, öfke, kırgınlık taşımıyorum. Kim ne yapmış olursa olsun, herkese bu anlamda hakkımı helal ediyorum ve Konyalıların da kimseye sitem duymamasını istirham ediyorum.”

GIDAHATTI DERGİSİNİ ÜCRETSİZ İNDİRİN

android Apple

 

 

 

 

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir