Asgari ücret artışı ya da bu neyin kafası?

-
İlknur Menlik

Geçtiğimiz yıl ABD merkezli finansal piyasalarda başlayan ve çok hızlı yayılan krizin ilk çıkış noktasından tersine döndüğünü görüyoruz. Yani bugünlerde, krizin çıktığı finansal piyasalar toparlanmaya başlarken, reel sektör sıkıntıya düşmeye başladı. Küresel ekonomiye entegre her ekonomi gibi ülkemiz ekonomisi de bundan payını alıyor.

Biz de bu noktadan hareketle ülkemiz sanayinin en önemli paydalarından biri olan gıda sektöründe bir durum tespiti yapalım istedik ve kanaat önderlerine sorduk:

“Geleceğe dair ne yapılmalı?”. Her yılın ilk sayısında gıda sektörünü değerlendirdiğimiz Food Premium dosyamızda bu sorunun cevabını bulmaya çalıştık.

Sektörün yetkin isimlerinin değerlendirmelerinden çıkan mesaj şu: “2009’un kayıp bir yıl olmaması için önlem şart!”.

Sektöre yakın ama farklı bir pencereden bakan perakende sektörünün değerli bir üyesiyle, Metro Group Türkiye Temsilcisi Nurdan Tümbek Tekeoğlu ile yaptığımız röportaj da Food Premium dosyamıza farklı bir boyut kattı. Nurdan Hanım, gıdanın sepet ağırlığında azalma olmasına karşın alışveriş sıklığının arttığı gözlemini paylaştı bizlerle ve ekledi: “Bu yıl ürün çeşitliliğinde bir azalma olabilir”.

Ne yapılmalı? sorusunun cevabı, biraz da geçmişteki olaylarda saklı. Bu nedenle sizlere geçtiğimiz bir yılın önemli haber başlıklarından bir özet sunalım istedik.

Gıdahattı’nın tanıklığında geçen bir yıllık haber maratonunu derlediğimiz dosyamız, neler yapıldığını görmemiz açısından önem taşıyor. 2008’de inişli-çıkışlı bir grafik çizerek gündeme oturan kakao da dosyalarımız arasında. Bu yıl da çok konuşulacak emtiaların başında gelen kakao konusunda dünya piyasalarında yaşanan gelişmeleri en güncel haliyle sizlere sunuyoruz. GDO hakkında, Dünya Sağlık Örgütü’nün yaklaşımını ortaya koyan dosyamız da ilginizi çekecek başlıklardan birini oluşturuyor.

Yeni yılın ilk sayısında dolu bir içerikle karşınıza gelmekten mutluluk duyuyor, 2009’a umutla bakıyoruz. Ancak gıda sektörü için bu umudu besleyecek girişimlerin de bir an önce başlatılmasını arzu ediyoruz.

Yazımın başlığı dikkatinizi çekmiştir! Yazımı kaleme almadan önce, geçtiğimiz yılın ilk sayısına bir göz attım, ne yazmışım diye! Aynen aktarıyorum yazdığım cümleleri: “Birçok sektör 2007’ye “kayıp bir yıl oldu” notu düştü. Peki, 2008’e de aynı not mu düşülecek?”. Yorumu size bırakıyorum.

Bu nedenle 2009 yılı için, testiler kırılmadan sormak istedim. Yazımın başlığı da buradan çıktı. Gerçekten de 2010 yılı başında geriye dönüp baktığımızda aynı notu düşmek istemiyorsak herkes üzerine düşeni yapmalı!

Esen kalın!

Melis Demirci

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir